Kayıtlar

yazılar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kedi İle Yurt Dışına Seyahat / Korona Pandemisinde Evcil Hayvanlar İle Seyahat Bölüm 2 Bizim Hikayemiz

Her şey o akşam gelen telefonla başladı. Bir gün o telefonun çalacağını hep biliyordum. Ne kadar düşünürsen düşün, kendini hazırlayamıyorsun işte. Henüz dün gece görüştüğün insan, nasıl olur da uyanamaz uykusundan? Annem bir gece uyumuş ve uyanamamıştı işte. Uykusunda ölüvermişti. Şimdi son görevi yapmaya çağırıyorlardı beni, bizi.  Bu haberi aldığımda, aylardan aralıktı. Ve İstanbul'a gitmemize yalnızca 10 gün kalmıştı. Ertesi sabah için iki bilet bulup düştük gecenin bir yarısı yollara. Evden çıkarken biliyordum. Bir daha ne zaman dönerim, ne zaman görürüm diye bir anlığına da olsa arkama dönüp baktım. Dönüşümüz tam altı ay sonra bir haziran gününde oldu.  Annem, iki kedi ile birlikte yaşıyordu. Ve erkek olan kedi yani Şeker, yıllardır farklı bir odada yaşıyordu. Asiye ile hiç bir temasları yoktu. İlk iş onları alıştırmak olacaktı kuşkusuz. Cenazeyi pazar günü kaldırdık. Kalabalıktı. Kediler bile uğradı inanır mısın. Onlar da benim gibi öksüz kalmıştı nihayetinde. Günler...

Kedi İle Yurt Dışına Seyahat / Korona Pandemisinde Evcil Hayvanlar İle Seyahat Bölüm 1

Nereden başlasam diye oturup uzun uzun düşündüğüm bir konu bu. Kendi deneyimlerimizi anlatacağım kısmı bu yazının ikinci bölümünde anlatmaya karar verdim. Burada, bir Avrupa Birliği ülkesine Türkiye'den kedi götürürken bilmeniz gerekenlerden bahsedeceğim. Yine de belirtmek isterim ki, alacağınız bilgileri resmi internet sitelerinden dikkatlice okumanızı öneririm. Burada yazacaklarım, tamamen bizim izlediğimiz yol ve deneyimlerimizden oluşmaktadır. Bazı noktaları unutup da atlarsam, affola. 1- Kediye Çip Taktırmak Bu işlem gerçekten de bir çok yerde yazdığı gibi kısacık sürüyor. Veterineriniz, evladınızın ensesine minik bir çip yerleştiriyor. Bizimkilerin çipleri olmadığı için ilk olarak bu işlemle başladık. 2- Evcil Hayvan Pasaportu Bazı kaynaklarda evcil hayvan pasaportu ve aşı karnesi diye geçiyor. Hatta THY ile yaptığım telefon görüşmesinde aşı karnesi diye de eklediler. Ancak bizim herhangi bir aşı karnemiz yoktu. Veterinerinize yurt dışı seyahat için pasaport iste...

Korona Günlükleri 2 Haziran 2020

Merhaba, Artık içimde ne biraz umut ne de mutluluk kalmadı. Günler geçiyor ve ben günlerle birlikte geçip gidiyorum bu dünyadan. Zaman beni de diğer insanlarla birlikte savurup duruyor. Birbirimize çarpıyor, kanıyor, savruluyor ama yaşamaya devam ediyoruz. Bu çarpışmalardan bazen kemikler kırılıyor, bazen de yalnızca burunlarımız kanıyor. Fark etmezdi zaten, alt tarafı yaşıyoruz. Dönüp dönüp duruyoruz. Kendi çemberlerimizde, aslında hepimiz aynı kümenin içinde. Yorulanlar küme dışına, ölenler toprağın altına. Sonrası yine kan, yine gözyaşı. Ne kadar sürmesi gerekiyorsa sürecek. Sonu küme dışındakilerin cehennemi mi? Yoksa toprağın dibi mi? Geceler karanlık. Günler karanlık. Mayıs ayında kombiyi açtım. Yapacak bir şey yok, dört kilo domates on lira. Pattis soğan domatiiiz! Çeeek sepetini yukarı abla! Kocan nerede? Geç kalmadan çocuk yap. Kapıyı kapat. Lambaya püf de. Tüm sokak lambalarının altında karnı aç köpekler yatar. Kediler kuytulara kaçar. Şu kahpe dünyanın karanlığında, gec...

Korona Günlükleri 18 Mayıs 2020

Merhaba, İnsanların bu duygusuzlukları beni çıldırtacak. Gecenin ikisinde bağıra çağıra sokakta konuşan erkekler mi? Yoksa boru sesiyle görüntülü konuşan yan binadaki adam mı? Yalnızca bir gece mi? Nereden salıyorlar bu beyinsizleri? Bu hakkı kendilerinde nasıl buluyorlar?  Saat 00.19. Yeter mi? Yetmeeez! İki boru sesli atmış tabureleri sokağa, inlete inlete boru sesleriyle konuşup gülüyorlar. Tüylerim diken diken oluyor. Sabrım kalmadı. Peki çözüm ne? Yok ki! Sen bir kadınsın. Sen görünmezsin. Uyarsan sesini bile duymazlar. Bir küfür ederler kadınlığına, anıra anıra gülerler sonra. Sen kadınsın, onların sahip olduklarını düşündüğü bir et parçası. Fazlası değil. Asla değil. Donlarını en arkaya asmalısın, sütyenlerini de öyle. Aman diyim, erkekler görür de pipileri kalkıverir sonra.  Edepli giyinmeli ama yatakta orospu gibi olmalısın. Yine de hakkıdır erkeğin, her haltı yemek.  Hala gülüyorlar. Her gece deli bir kadının hikayesini kuruyorum kafamda. Aralık kalmış pe...

Korona Günlükleri 10 Mayıs 2020

'' Göklere erişti feryadı ahım   Bu da gelir bu da geçer ağlama. '' O umutlu sözleri yazan ben miydim gerçekten? Ne de olsa kışın sonu bahardır! Sahi o bahara ulaşabilecek miyiz? Her ağladığımda gözyaşımı silecek, ben düştüğümde, yükseklerden değil ta en dipte benimle olan dostlarım var. Elimden tutup, beni aydınlığa çıkaracak dostlar, kardeşler... Mutlu sofralarımda onların tabakları, baharımda onların çiçekleri oldu hep. Ben yalnız değilim. Belki de tünelin ucundaki ışık çok uzakta, belki de çok yakında. Ailem, dostlarım var. Ben yalnız değilim. Ben yalnız değilim. Nasıl da geç oldu bu gerçeği fark etmem. Aslında hep bildiğim bir şeyi, yeniden keşfetmek, fark etmekti belki de... Ayrı ülkelerdeyken bile sevdiklerimin sıcaklığı kalbimdeydi hep. Şimdi, aynı memleketteyken mi ulaşamayacak seslerimiz birbirine? Ayrı evlerde olsak da şu korona günlerinde, biliyorum ki tüm sevdiklerim kalbimin içinde. Yaşayanlarıyla, ölmüşleriyle... Kalbim karanlık şu sıralar belki, ...

Korona Günlükleri 4 Mayıs 2020

Merhaba, '' Taş üstünde taş yok küller küllere,   Omzumda baş yok kafa tuttum mahşere '' Malum yeni bir ayın başındayız. Ödenmesi gereken faturalar iyice birikti. Banka işlemleri beni bekler. Gör götüm yolları. Yağmurlu ve baş ağrıtıcı bir İstanbul gününde, çıktık dışarıya. Tabii maske ve eldivenlerimizle birlikte. Artık onlar vücutlarımızın birer parçaları oldu. Mutlu günler yakında mı? Ne yalnızlık ne de yalan üzmesin seni, doğarken ağladı insan bu son olsun bu son! Lay la lay lay lay lay lay! Kafamda deli sorular, sokakta insanlar ve virüs kol gezerken, çantamda alışveriş torbalarım ve faturalarım düştük yollara. Ve sanıyorum ölümcül bir hata yaptım, maske üzerinden, eldivenli ellerimle burnuma dokundum. Ciddiyim, eğer hastalanırsam bunun yüzünden olacak... Öyle bir hayatı yaşıyoruz işte, ufak bir hata öldürücü bir virüse kapılıp gitmek demek. Belki paranoya, belki değil. Boğazımda bir gıcıklanma da söz konusu. Gerçi insanlarla yakın temasım olmadı. Yani ne k...

Korona Günlükleri 27 Nisan 2020

Merhaba, ''Kaç leylim bahar,  Hasretinden prangalar eskittim.'' Daha kaç gün dayanır yüreğim? Kaç gün, kaç gece ayrı geçer böyle? Ne kadar nefes alabilirim? O küçük kavuşma ihtimali için, yemek yiyor, yaşıyor, nefes alıyoruz. Daha kaç gün dayanabilirim? Ne kadar güçlü kalabilirim? ''Ve sen daha demincek,  Yıllar da geçse demincek,  Bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm,  Ömrümün sebebi, ustam, sevgilim,  Yaran derine gitmiş,  Fitil tutmaz, bilirim.  Ama hesap dağlarladır,  Umut, dağlarla.'' Ahh, aklıma bölük pörçük dizeler geliyor. Aklıma bölük pörçük anılar. Hangisi gerçekti? Hangisi hayalimdi? Hayalimizdi? Hangisi rüyamdı? Rüyamızdı?  Sahi, yaşandı mı tüm bunlar? Sahi, biz bunca zamandır ayrı mıyız? Sanki daha az önceydi evden ayrılışımız. Bir kış gecesinde, evime son kez bakışım. Sanki daha az önceydi yanımdan ayrılışın. Üzgün, umutsuz, belirsiz...  Hangi şairin şiiriydi? Hangi yazarın hikayesi? Aklımdaki cümleler ner...

Korona Günlükleri 24 Nisan 2020

Merhaba, ''Elbet bir gün buluşacağız, Bu böyle yarım kalmayacak.'' Şu an dünyada, sevdiklerinden ayrı yerlerde yaşamak zorunda kalan kaç insan vardır acaba? Çok... Peki durumlar ne olacak? Kavuşabilecek miyiz Zeki beyciğim?  '' Benim içimde yanan ateş var Sevgilim ne zaman buluşacağız? '' Bu zor günler geçecek diyebilmeyi o kadar isterdim ki... Ama artık umut edebilecek gücümün kaldığını sanmıyorum. Çünkü ne zaman umut etsem, o umut götümde patlıyor. Ama önemli olan bu zor günleri unutmamak. Unutma! Bu günlerini unutma! Yanında olan insanları unutma! Mış gibi yapmaya bile gerek duymayanları unutma! Unutma Zeynep! Yılan gibi çöreklenmeye çalışanları unutma! Unutma! 24.4.2020 İstanbul. Gece Saçlı Kız

Korona Günlükleri 20 Nisan 2020

Merhaba, '' Çılgın bir rüzgarla  Geçiyor mevsimler Aramızda mesafeler Mesafeler '' Bugün, mecburi sebeplerden yine dışarı çıkmak zorunda kaldım. Neyse ki sabah saatleriydi. Kalabalık yoktu hiç. İşlerimi halledip hızlıca eve geldim. Yorucu oldu. Artık her dışarı çıkış bir savaş gibi. Yoruluyorum. Bu sanki her defasında bir cephede savaşmak gibi. Her defasında, adı ev olan ama artık evim gibi hissetmediğim yere dönmek bile yoruyor beni. Önümü göremiyorum artık. Yüzler hem çok tanıdık, hem çok uzak. İnsanların suratlarına bakıyorum boş gözlerle, yüzümün yarısını kaplayan beyaz maskemle. Sonra nereden tanıdığımı çıkartamadığım bu insanlarla konuşuyorum. Ne gereksiz, ne beyhude... Yüzler geçiyor sokakta gözlerimin önünden, bir daha görmeyeceğim, belki yalnızca geceleri rüyalarımda göreceğim, isimsiz yüzler. Ne gerek var bu insanları görmeye? Ne gerek var insanları hatırlamaya? Ne gerek var? En yakınlarımla konuşurken bile yabancılaşıyorum içinde bulunduğum y...

Korona Günlükleri 16 Nisan 2020

Merhaba, ''Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez Gönülden gönüle giden Yar oy yar oy yar oy yar oy'' Hafta sonu yine sokağa çıkma yasağı var. Geçen hafta sonu biz de ekmeksiz kalanlardandık. Pazar günü mahalleden ekmekçi arabası geçti. Peki cumartesi neredeydi? Özellikle almadım ekmek bu insanlardan.  ''Bugün buldum bugün yerim, hak kerimdir yarına Zerrece tamahım yoktur şu dünyanın varına Rızkımı veren Hüdadır kula minnet eylemem.'' Bu hafta sonu için hazırlıklıyız tabii. Hafta başında erken saatte markete gidip ihtiyaçları tamamladım. Tabii iki hane olunca, yük ağırlaştı. Ağzımda maske, bir pazar arabası dolmuş iki de dolu torba. Nefes almakta güçlük çektim, gözlük kullanıyor olmak da iyice zorladı beni. Sırtımın tam ortasındaki omur sanki tekme atılmış gibi ağrıyor. Ne yapalım, evdekilerin sokağa çıkma yasağı var. Geriye bir tek ben kalıyorum. Mecburen mecburen mecburiyetten. Sokaktan bozacı geçiyor. Yahu nisan ayına boza mı kalır? Nere...

Korona Günlükleri 10 Nisan 2020

Merhaba, Bedenimde değil ruhumda sızı oy oy ruhumda sızı! Bu gece yazmak gibi bir planım yoktu ancak saat 22.00'da açıklanan iki günlük sokağa çıkma yasağından sonra, yalnızca yaşadığım sokakta olanları bile görünce yazma kararı verdim. Sosyal medyadeki görüntülerden pek de farkı yoktu, bakkal hemen evimin karşısında olduğu için rahat rahat gözlemledim. Balkondan tüm yaşananları izledim.  Hafta başında market alışverişi yapacak, bir de mecburen bankadan para çekecektim. Ancak görünüşe göre bunları yapamayacağım. İnsanlar pazartesi sokaklara dökülecek ve marketleri yağmalayacaklar çünkü. Gereksiz risk almak istemiyorum. Evde ne varsa, onlarla idare etmek en akıllıca karar olacak. Mecburi olarak eczaneye gitmem gerek, raporlu ilaçları almak zorunda olmasam onun için de çıkmazdım. Korku, bu gece insanlarda kendini gösterdi. Bende de tabii. Onlar aç kalmaktan, ben de insanlardan korktum. Bu insanlar aç kalmamak uğruna her şeyi göze alırlar. Ben onların arasına girmeye, yanlarınd...

Korona Günlükleri 5 Nisan 2020

Merhaba,  Kurtlar sofrasına düştüm, Hani benim gençliğim anne. Uzun bir zamandır, hangi günde olduğumuzun ve saatlerin bir önemi kalmadı benim için. Bilmem, zamanı da şaşırdım artık. Belki günlerdir böyle hissediyorum, belki de yalnızca dünden beri. Ne zaman değişti her şey? Ben ne zaman savruldum buralara? Bilmem, ben diyeyim dört aydır sen de dört saattir. Peki insanlar ne zamandan beri böyle kötü yürekli oldular? Hep! Onlar hep karanlıktı, yalnızca dünyanın kararmasını fırsat bildiler. Onlar hep korkunçlardı, yalnızca gölgelerde saklanırlardı. Dünya değişti, yollar tükendi, gölgeler artık gündüzleri de ortalıklara çıkar oldular.  Onlar size ait ne varsa almak isterler. Bazen bir dilim ekmeğinizi, bazen sevginizi bazen de tüm hayatınızı. Ve tüm bunları yaparken öyle yüzsüz öyle arsızdırlar ki. Her şeyi yapmakta kendilerine hak bulurlar. Buna cüret ederler.  Ummam artık olanlar böyle olsun Yeni çağda mızrak çuvala girsin Vergi versin ümük versin can versin V...

Korona Günlükleri 2 Nisan 2020

Merhaba, Hep sen mi ağladın, hep sen mi yandın? Ben de gülemedim; yalan dünyada Sen beni gönlümce mutlu mu sandın? Ömrümü boş yere çalan dünyada Bugünün şarkısı Neşet Ertaş'ın yorumuyla Yalan Dünya olsun.  Kafam karmakarışık. Duygularım karmakarışık. Hayatımda ilk defa bu kadar yalnız hissediyorum. Bu kadar kalabalık hissediyorum.  Bugün 28 yaşına girdim. 28 yıldır bu dünyadayım. Tam dört aydır annesizim bu dünyada. Her bir kelime boğazımda düğüm düğüm. Anne ve babamdan sonra, ailemden kalan iki insanla birlikteyim. Bugün 74 yaşındaki halam benim için pasta yaptı. Ayakta dururken zorlansa da, bel ağrısından kıvransa da sırf beni mutlu etmek için yaptı bunu... Of, yaşamak ne zor. Yaşamak ne ağrılı. Eğer bir dileğim olacaksa, sevdiğim adamla, ailemle sağlıklı bir ömürdür dileğim. Ne yemek ne içmek, ne tadım kaldı Garip bülbül gibi feryadım kaldı Alamadım eyvah muradım kaldı Ben gidip ellere kalan dünyada. Ah yalan dünyada... 2 Nis...

Korona Günlükleri 1 Nisan 2020

Merhaba, İki keklik bir kayada ötüyor, ötme de keklik derdim bana yetiyor. Türkiye'de, Korona'nın başkenti olan İstanbul'da hayat zor. Bugün sanki nisanın biri değil de şubatın biriymiş gibi bir hava vardı. Günlerden, dur bakayım neydi lan bugün günlerden?  Çarşamba! Evet, günlerden çarşambaymış. Artık ne günlerin isimleriyle, ne de aylarla işim kaldı. İçimde öylesine koyu bir umutsuzluk, karnımda hiç geçmeyen bir yaşamak ağrısı. Amcamın emekli maaşını çekmek için dışarı çıkmak zorunda kaldım. Malum, yaş sınırlamasından dolayı kendisi dışarı çıkamıyor. Dönüşte ufak tefek alışveriş de derken, bir sürü insanla muhatap oldum yine. Eczanede bir litre dezenfektana yetmiş TL verdim. Köy yanar orospu taranır, iki tane de oje alıverdim kendime.  Yarın doğum günüm mü gerçeten? Annemin vefat haberini aldığımda aralığın yedisiydi. O günden beri zaman nasıl geçip gidiyor, bilmiyorum. Bir cehennemin içinde hapis kalmış gibiyim. Umudum kalmadı, günden güne tükeniyorum.  Uçu...

Korona Günlükleri 30 Mart 2020

Merhaba, Gün ağarınca boynum bükülür, dalarım uzaklara gönlüm sıkılır.  Her şeye rağmen yaşamak istiyorum. Yaşamayı seviyorum. Şu kısıtlı zamanlarda, balkonlardan aldığımız nefesi seviyorum. Sevdiğimle hayal kurmayı, dostlarımla hayal kurmayı seviyorum. Bu hayaller kimi zaman geçmişin izlerini taşıyor, kimi zaman da henüz gelecek günlerin özlemini. Bilmiyorum, gelecek nasıl olacak. Bilmiyorum, bizim için bir gelecek olacak mı. Yaşayacak mıyız yani? Yaşayabilecek miyiz? Her şeye rağmen?  Ben yaşamak istiyorum. Yaşamaktan duyduğum mutluluğu fark ediyorum kedimin her nefesinde. Kalbimin üstünde çarpan kalbini hissediyorum. Ellerime sevgiyle kafasını bırakan o kedinin gözlerinde, yaşamı görüyorum.  Geceleri okuduğum kitabın sayfalarını çevirirken fark ediyorum yaşadığımı. Kitabın kokusunda, umudu kokluyorum. Yıkanmaktan bir hal olmuş zavallı ellerimin acısında hissediyorum yaşamı. Kedimin her mırıltısında, sevginin yaşama katkısını bir kez daha anlıyorum.  Korku...

Korona Günlükleri 26 Mart 2020

Merhaba, Sen de benim kadar gerçekleri görüyorsun. Beraber olamayız benim gibi biliyorsun. Bugün aklımı kaybetmenin eşiğine geldim. Ancak o eşikten atlayıp, içeri girmedim. Çünkü neden? Korona vaaar!  Eczanede çalışanlar tüm önlemleri almışlardı. Mecbur olduğum için eczaneye uğramam gerekti. Ancak insanların bunca önlemin neden alındığına dair en ufak bir fikri bile yok! Ulan sosyal mesafe! Ulan! Götüme girme! Göt kadar eczanede insanlardan kaçmak için vals yaptım kendi kendime! İçeride üç kişi var diye girmedim bile, dakikalarca kapıda bekledim. Ancak ben içeri girdikten sonra tam sekiz evet tamı tamına sekiz İNSAN girdi içeriye. Ulan, geberik pezevenkler sosyal mesafe diye bir şey duydunuz mu hayatınızda acaba? Dakikalarca oradaki havayı solumak zorunda kaldım. Yeter mi? Yetmez tabii. Dedeler her yerde! Kahvelerin kapatılması ya da soğuk hava onlar için engelleyici değil. Kahvelerin önlerinde oturacak yer olmasa bile ayakta gruplar halinde duruyorlar. Her köşe başında üç dö...

Korona Günlükleri 24 Mart 2020

Merhaba, Mevsim bahar olunca, aşk gönüle dolunca, sevenler kavuşunca, yaşamak ne güzel! Yaşamak ne güzel! Ah, sevenler hep kavuşsa. Her aşk mutlulukla devam etse. Güneş hep nehirlerin üzerinden parıldasa. Ayaklarımız o buz gibi suların içinde, tenimizde güneşin yakıcılığını hissetsek yine. Güneş kreminin kokusu sarsa hepimizi.  Yağmurdan sonra elimizde çaylarımız, kuş yuvası balkonumuzda otursak. Toprağın kokusunu içimize çeksek yeniden. Vallahi şikayet etmeyeceğim çimenleri biçerken, çöpleri dışarı çıkartırken.  Bugün hava sıcaklığı oldukça düşük. Sinsi sinsi bir yağmur yağıyor. Yine dirseklerim ağrımaya başladı. Diz ağrısındansa dirsek ağrısını tercih ederim. Artık ağrılar arasından ağrı, ölümler arasından ölüm beğenir olduk. Ölümü gösterip vebaya ikna etmek diyorlar ya sıklıkla, sanıyorum şu anda tam olarak da bu durumu yaşıyorum/yaşıyoruz. Mevsim bahar olacak mı? Bahar hep gelir. Yine kuşlar uçar. Yine gün batımlarını izleriz birlikte. Şu yeryüzü hapishanesinde, ...