Kayıtlar

kitap kokusu etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Aksaray'dan Bir Perihan/Suat Derviş Üzerine

Resim
 Kısa süreli, zorunlu/zorlu ayrılıktan sonra yine geldik efendim. Bazı sağlık sorunlarından dolayı ara verdiğimiz kitap sohbetlerimize devam ediyoruz. Suat Derviş'in kitaplarına özellikle son dönemde İthaki'den kitaplar almayı sevdiğim için, hep denk geliyordum. Hatta Aksaray'dan Bir Perihan'ı okuma listeme eklemiştim bile. Sonra bir gün kardeşim bu kitabı aldığını ve çok merak ettiğini söyledi. Ben de dayanamadım, hemen sipariş ettim. O, kitabı bitirdi ve çok beğendiğini anlattı. Ben daha da meraklandım. Ve sürpriz! Sipariş ettiğim kitapların bir kısmı gelmiş, ama Aksaray'dan Bir Perihan ne yazık ki temin edilememişti. Neyse efendim, geç de olsa kendisine kavuştum ve iki gececikte bitirdim.  Suat Derviş hayat hikayesiyle, yazdıkları ve duruşuyla ilginç bir insan. Şimdiye dek onun kitaplarını okumadığım için kendimi ayıpladım. Ve yıllar sonra tekrar Saut Derviş'i hatırlatan İthaki'yi çok sevdim.  Aksaray'dan Bir Perihan kitabı, ilk bakışta kitabın ana ka...

Kuşku Mevsimi ve Esaretin Bedeli/Altın Kitapların Yeniden Basılan Stephen King Kitapları Üzerine

Resim
Bugüüün bayram erken kalkın çocuklar! Nedense her bayram kulağımda aynı şarkı. Doksanlarda büyümenin etkisi olsa gerek. Bu benim gurbette geçirdiğim bilmem kaçıncı bayram. Artık saymayı bıraktım. Tabii bayram sabahlarında içimdeki o ince sızı halen devam ediyor, ona çare yok.  Buralarda son bir haftada havalar ısındı. Yani geçtiğimiz aylarda üç hafta yağmur iki hafta güneş temposuyla giderken, bu hafta nedense hiiiç yağmur yağmadı. Aman dağlara taşlara! Bugün yine yağmur bekliyorlar ama, ufukta henüz yağmur göremedim. Neredeyse otuz dereceyi geçen sıcaklarda, evde bir o kanepede bir diğer kanepede yatmaktan başka yapacak bir şey bulamadım. Bugün ise hava tam kararında. Tatlı tatlı esiyor bile. Nasıl güzel. Bir güncük de olsa, nasıl güzel!

Winnie the Pooh/A.A.Milne Üzerine

Resim
Uzun zamandır içimden kitap incelemesi yazmak gelmiyordu. Her halde havalarla yakından ilişkisi var bunun. Biz burada ilkbaharı atladık, direkt kışa geçtik. Geçtiğimiz yıl güzel bir ilkbahar yaşamış ve şaşıp kalmıştık buna. Evvelsi yıl ise yine baharı atlayıp kışa geçer gibi olmuştuk. Sanıyorum aynı durumlar tekrarlanıyor.

Yeni Hayat/Orhan Pamuk Üzerine

Resim
Ey gece otobüslerine binenler, mutsuz kardeşler, biliyorum sizlerin de aynı yerçekimsizlik zamanını aradığınızı.  Motive olmak için her zaman yaptığım gibi perdeleri kapattım. Genellikle blog yazılarını gündüzleri yazarım ama bu sefer geceye denk geldi. Masamın üzerindeki lambayı yaktım. Bileklerime mandalinalı kolonyamdan sürdüm. Bir süre bileklerimi koklaya koklaya düşündüm, hayal kurdum. Başka ülkelere, hiç yaşanmamış anılara hatta bundan tam sekiz yıl önce yaşandığını bu sabah fark ettiğim anılara doğru yol alıp gittim. 

Deli Kadın Hikayeleri/Mine Söğüt Üzerine

Resim
              Mine Söğüt ile tanışmam henüz çok taze. Diğer kitaplarını da deli gibi okumak istiyorum. Hani bazen bir yazarla tanışır ama fazla ısınamazsınız. Belki erken, belki de geç kalmışsınızdır o kitaba, bilinmez. Aynı yazarın diğer kitaplarını okumak aklınızın ucundan dahi geçmez. Bu benim sahaftan aldığım kitaplarda ne yazık ki çok sık yaşadığım bir durum. Ancak Mine Söğüt için kesinlikle böyle olmadı. Kardeşimin hediyesi olan kitabı büyük bir zevkle okudum. 

Sahaf Ganimetleri /2018 Sonu

Namus Gazı/Aziz Nesin Aziz Nesin'in kitaplarına neden bilmem hep sahaflarda denk geliyorum. Bu sefer de bu kitabı benimle memleket değiştirip gelecek.

2019 İçin Aldığım Kitaplar 1

Esintiler ve Anlar'da yenilikler bitmiyor efendim! Bu sefer de yeni aldığım kitaplar hakkında konuşacağız.  Buyruuun efenim! Buyrieeen!

Mutluluk/Zülfü Livaneli Üzerine

Resim
Meryem uykuya dalmadan önce ''Bibi'' dedi, ''niye horozlar ötmüyor artık?'' ''Horozlar hep öter!'' dedi bibisi, ''Ama bazı insan duyar, bazısı duymaz.'' Meryem, ''Ben artık duymuyorum'' dedi.  ''Sabah olmasını istemiyorsun da ondan'' diye yanıtladı onu Gülizar Ebe. Telli turnam bizim ele varırsan şeker söyle, bal söyle kaymak söyle...Gülün gülüm kırıldı kolum tutmuyor elim ne fayda...Yılın bu zamanları bir hüzün, bir karanlıklar şehri oluyor kalbim. Ne ışıl ışıl süslemeler fayda ediyor, ne içilen bitki çayları, okunan kitaplar. Livaneli'nin Mutluluk kitabından uyarlanan aynı isimli film, beni her zaman en çok etkileyen filmlerden biriydi. Halen, giriş müziğini duyduğumda burnumun direği sızlar. Gözlerim dolar...Filmi ne zaman izlesem bir kırgınlık, bir küskünlük çöker içime. Bu yazı, kitabı okumadan önce uyarlama filmi izleyen birisinin bakış açısıyla yazıldı. Her zaman önce kitap...

Bir Çöküşün Öyküsü/ Stefan Zweig Üzerine

Resim
Sanıyorum okuduktan sonra fikirlerimi yazmak konusunda en çok zorlandığım yazar Stefan Zweig. Bir çöküşün öyküsü kitabını okuyalı sanıyorum bir ayı geçiyor. Başka Zweig kitaplarıyla birlikte masamın üzerinde bekliyordu. Sonunda onları kütüphanedeki yerlerine kaldırdım ve en uzun süredir bekleyen Bir Çöküşün Öyküsü hakkında yazmak için buraya geldim. 

Körlük/ Jose Saramago Üzerine

'' Genç kızın odasında, komodinin üzerinde, içinde kurumuş çiçekler bulunan cam bir vazo vardı, su buharlaşıp uçmuştu, kör eller oraya yöneldi, parmaklar çiçeklerin kurumuş taçyapraklarına dokundu, terk edildiğinde yaşam ne kadar kırılgan." Körlük, uzun zamandır okumak istediğim kitapların arasındaydı. Basılı halini değil de e-kitap halini okumak istedim. Ve kitabı araştırırken fark ettim ki filmini de yıllar öncesinde izlemişim. Ancak neden bilmem, aklımda hiç bir şey kalmamış. Çok film izlemenin yararları diyelim geçelim! Kitapla film ne kadar bağlantılı yahut hangi konular paralel gidiyor hiç bir fikrim yok. Zamanım ve haleti ruhiyem izin verdiğinde filmi tekrar izlemek isterim. 

Leyla'nın Evi/ Zülfü Livaneli Üzerine

Resim
Şairlerin dediği gibi, ''Paris güzel bir salon, Londra güzel bir park, Berlin güzel bir kışla ama İstanbul  güzel bir şehir''di.

Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat/Stefan Zweig Üzerine

Resim
'' Zor olan sadece söze nereden başlayacağını bilmek. İki gündür kendimi çok açık ve dürüst olmaya hazırladım, bunu başaracağımı umuyorum. Size, bir yabancıya, bütün her şeyi anlatacak olmama şimdilik belki bir anlam veremeyeceksiniz, ama başımdan geçen bir olayı düşünmeden geçirdiğim tek bir gün, tek bir saat bile yok, yaşlı bir kadın olarak bana inanın, katlanılmaz bir şey bu; insanın yaşadığı müddetçe hayatındaki tek bir olaya, tek bir güne kitlenip kalması. Çünkü size anlatmak istediğim her şey, altmış yedi yıllık hayatımın sadece yirmi dört saatlik bir zaman dilimini kapsıyor; aklımı oynatmak pahasına,kendime defalarca telkinde bulundum,insan bir kez olsun,bir an olsun aptalca davransa ne olur sanki diye.''

Benim Hüzünlü Orospularım/Gabriel Garcia Marquez Üzerine

Resim
Bu memlekette güneş ne arar? Yolunu mu kaybetmiş? Kaybolduğu bu sokaklarda,ne bulur? Dışarısı -14 derece. Bu güneşe aldırma! Bu da bir kandırmaca! Bıraktım,kış güneşine kendimi. Bıraktım,aldatsın bahara hasret yüreğimi. Geldim, bugün burada Benim Hüzünlü Orospularım'dan bahsedeyim dedim.

Anayurt Oteli-Yusuf Atılgan Üzerine

Resim
'' Yeryüzünde canlı kalmanın birbakıma suç işlemeden olmayacağını bilmeyen,kendilerini suçsuz sanan insanlardan çekiniyor,utanıyordu. ''

Otomatik Portakal/Anthony Burgess Üzerine

Sarsıcı!Oldukça etkileyici!Pişmalıklar içerisindeyim.Ben bu kitabı bu zamana kadar nasıl gözden kaçırırım?Otomatik Portakal'ı bana öneren Öykü kardeşime teşekkürü bir borç bilirim efenim!

Bir Dinazorun Anıları-Mina Urgan/Üzerine

"Çağımıza uymak zorundayız palavrasına da hiç mi hiç inanmıyorum. Eğer yaşadığım çağın en yüce ideali köşeyi dönmekse; eğer yaşadığım çağ toplumsal adaletsizlik üstüne kuruluysa; eğer yaşadığım çağ inandığım her şeyi yadsıyorsa; eğer yaşadığım çağa bayağılık ve çirkinlik egemense, ben böyle bir çağa neden ayak uydurmak zorunda kalayım? Tam tersine, başkaldırırım, direnirim böyle bir çağa karşı. Bu yüzden dinozorlukla suçlanmam da vız gelir bana. Çünkü ben dinozoru, tarihöncesi çağların nesli tükenmiş bir hayvanı olarak değil; geçmişin doğruluğu kanıtlanmış ve yadsınmaz değerlerini yeni sentezler yaparak geleceğe taşımayı amaçlayan bir yaratık olarak tanımlıyor, dinozorluğumla övünüyorum" Bir Dinazorun Anıları,keşke çok daha önceden okusaydım dediğim nadir kitaplardan.Genellikle anı kitaparından pek haz etmeyen ben bu kitabı hemencecik bitiriverdim.Hatta bitmesine üzüldüm! En çok da ben yanlış zamanda doğmuşum diye geçirip durdum aklımdan.

Kitap Kokusunu Özlemek

Özlem Köşesi Yurt dışında yaşayan insanların beni daha çok anlayabileceğini düşünüyorum.Eğer Türkçe yayın sıkıntısı olan bir ülkede yaşıyorsanız,aynı sorunları siz de yaşıyorsunuz diye tahmin ediyorum!