Kedi İle Yurt Dışına Seyahat / Korona Pandemisinde Evcil Hayvanlar İle Seyahat Bölüm 1

Nereden başlasam diye oturup uzun uzun düşündüğüm bir konu bu. Kendi deneyimlerimizi anlatacağım kısmı bu yazının ikinci bölümünde anlatmaya karar verdim. Burada, bir Avrupa Birliği ülkesine Türkiye'den kedi götürürken bilmeniz gerekenlerden bahsedeceğim. Yine de belirtmek isterim ki, alacağınız bilgileri resmi internet sitelerinden dikkatlice okumanızı öneririm. Burada yazacaklarım, tamamen bizim izlediğimiz yol ve deneyimlerimizden oluşmaktadır. Bazı noktaları unutup da atlarsam, affola.


1- Kediye Çip Taktırmak

Bu işlem gerçekten de bir çok yerde yazdığı gibi kısacık sürüyor. Veterineriniz, evladınızın ensesine minik bir çip yerleştiriyor. Bizimkilerin çipleri olmadığı için ilk olarak bu işlemle başladık.

2- Evcil Hayvan Pasaportu

Bazı kaynaklarda evcil hayvan pasaportu ve aşı karnesi diye geçiyor. Hatta THY ile yaptığım telefon görüşmesinde aşı karnesi diye de eklediler. Ancak bizim herhangi bir aşı karnemiz yoktu.

Veterinerinize yurt dışı seyahat için pasaport istediğinizi söylediğinizde zaten gereken minik defterciği size veriyor. Mavi renkli bir deftercik. Sonrasında pasaporta kedinizin gerekli bilgileri ve en önemlisi kedinizin çip numarası işleniyor. Ayrıca çip numarasının olduğu sticker şeklinde bir kağıt da pasaporta zımbalanıyor.



3-Kuduz Aşısı

Dattiri dat dat dattiri dat dat da diiit! Şimdi geldik önemli noktalardan birine. Yazıyı sulandırmak istemiyorum, uzatmayacağım o yüzden. Bir yılı geçmemiş olan kuduz aşımız zaten var diyorsanız işlemlerinize devam edebilirsiniz. Bizim kedilerimizde kuduz aşısı üç ay daha geçerliydi ancak süreç uzayabilir ne olur ne olmaz diye ayrıca  veteriner hekiminin de tavsiyesi ile tekrar aşı yapıldı. 

4-Kuduz Titrasyon Testi


Sonrasında 28 hatta emin olmak için 30 gün bekleme süresi başlıyor. Bu sürenin sonunda, veteriner tarafından alınan kanlar soğuk zincir bozulmadan Ankara Etlik'teki TC. TARIM ORMAN BAKANLIĞI VETERİNER KONTROL MERKEZ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ'ne gönderiliyor. Avrupa Birliği, yalnızca bu kurumu yetkili kabul ediyor. Ve başka yerlerde yapılmış kuduz titrasyon testlerini kesinlikle kabul etmiyor. 

Bu noktada açmak istediğim bir parantez var. Ben yandım, siz yanmayın diye. Kuduz titrasyon testi oldukça pahalı. Bizim gittiğimzi veteriner paket ücretimiz var dedi. 1350 lira dediler. Bunun içinde Ankara'ya gönderilecek paranın da olduğunu söylediler. Biz de bu parayı kendimiz gönderelim hem daha hızlı olur dekontların da kutuya eklenmesi gerekiyor diye dedik. Peki nasıl isterseniz dediler. Günü gelip de tekrar görüştüğümüzde, oldukça sert bir üslupla madem parayı gönderdiniz kanı da siz gönderin o zaman dediler. Defalarca telefon görüşmeleri yaptıktan sonra kanı göndermeyi kabul ettiler. Ücretin değişmeyeceğini de eklediler. İşlemler için gittiğimizde ise bizden 1400 TL istediler. Ses çıkartmadan verdik parayı. İşlemlerin uzamasını ya da sorun çıkmasını istemiyorduk çünkü. Bu noktada diyebileceğim şey şu ki: veteriner seçiminiz çok önemli! Çook!

5- Üç Aylık Bekleme Süresi İşte En Eğlenceli Kısım!

Normalde kanın alınma tarihinden itibaren üç ay beklemeniz gerekir. Ancak biz oldukça takıntılı insanlar olduğumuz için raporun çıktığı tarihten itibaren üç ay beklemek istedik. 

Tabii şansımıza pandemi oldu! Türkiye sınırları kapattı. Kalakaldık öylece!
Haziran başında uçuşlar başlayınca ancak hareket edebildik.

6-Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü

Çilelerimiz bitti mi sandın? Hayır! Yolculuğa on gün kala (ki biz üç gün kala gittik ne olur ne olmaz diye) yanınızda götüreceğiniz evcil hayvanlarla birlikte yaşadığınız ilçenin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne gidiyorsunuz. Ödeme için bankada koşturmak istemezseniz mobil bankacılık öneriyorum. Hızlıca halledebiliyorsunuz. 
Kedicimlerin çipleri bir makine ile okunuyor ki bu bizim için en zoruydu. Kendimiz okuttuk çünkü bizim evlatlar ''biraz'' hırçındı.

Gerekli evraklar düzenleniyor, ortalama 1 saatte işiniz bitiyor.

Burada da diğer yerlerde de en önemlisi ne yapacağınızı kesin olarak bilmek. Orada bana nasıl olsa yardım ederler düşüncesi ile hareket etmenizi önermem. Çünkü gittiğim bir çok yerde fark ettim ki insanların çoğu benim bildiklerimden daha az şey biliyordu. Ki bu insanlar ilgili belgeleri çıkartacak insanlardı. 
İyice araştırmadan ve kesin bilgilere sahip olmadan hiç bir kuruma gitmeyin. Hepsinin kulaktan dolma bilgileri var. Telefonla ulaşmayı deneyin. Ancak devlet dairelerinde durum ortada, kolay kolay ne telefonu açan var ne de düzgün bilgi veren. Bildiklerinizi anlatınca da üstüne sizi azarlıyorlar telefonda. Bu yüzden önce gidin ve yüz yüze konuşun. Tatlı tatlı konuşun. Mutlaka randevu alın. Ve mümkünse evden çıkmadan önce arayın ki unutuvermesinler! 

7-Uçak Bileti, Kedi Taşıma Kabı

Şimdi yazacakların THY ile yaşadığım deneyimler olacak. Yolcu başına bir kediyi kabine alma hakkınız var. Ancak söyledikleri kafes boyutu o kadar küçük ki yavru kedi bile ancak sığar içine. Zaten her yerde aramama rağmen o boyutlarda bir kafes bulamadım. 
Eğer uçağın altına verecekseniz kedileri belli bir boyut sınırlaması yok. Özellikle uluslar arası havacılık standartlarına uygun kafesler olmasına dikkat edin. Biz sanıyorum 70 TL gibi bir fiyata almıştık kedi taşıma kabını. 
Ön kısmı demir olacak. Hani şu ızgara gibi olan açma kapama yeri. Orasının demir olması gerekli.


Sonrasında çile başlıyor. İnternet siteleri üzerinden kesinlikle bilgiye ulaşamıyorsunuz. Kediler için taşıma onayı gelmesi lazım bunun için de önce rezervasyon yapılmalı. Baaam! Bilet sayfasında öyle bir bölüm yok.
Dakikalarca bekleyip müşteri temsilcisine bağlanıyorsunuz telefondan bilet satabileceğini anlatıyor size. Pekii efendim buna da pekii. Yeter ki evlatlarımı götürebileyim. 
Sonrasında bir kaç dakika bekliyorsunuz ve kedilerinizin onayı geldi efendim onlar için ödemeyi bankomuzda yapacaksınız diyorlar. Bittabii!

Farklı zamanlarda yaptığım telefon görüşmelerinde hep aynı soruyu sordum. İki kedim var, ikisini de uçağa yanıma almak istiyorum, tüm dörtlü koltuğu satın alsam onları yanıma alamaz mıyım? Cevap her zaman hayır oldu. Kesinlikle uçağa iki pet alamadıklarını söylediler. Ama sonrasında da eğer iki kişi yolculuk yapacaksanız iki başı bir pet alabilirsiniz tabii kiloları uygunsa diye eklediler. Evet, bu ne pehriz bu ne lahana turşusuydu? Bilmiyorum! 

Açıkçası ben yolculuktan hemen önce salağa yatıp onları bir daha aradım ki kedi onayını teyit ettirebileyim. 
Ayrıca check in yapmama izin verilmedi. Sanıyorum kedilerle ilgili durumdan dolayı.


Sakinleştirici Verilmeli Mi?

Benim evlatlarımın yaşlarından ve kedi olmalarından dolayı veteriner kesinlikle sakinleştirici önermedi. Riskli olduğunu söyledi. 

Siz de veterinere danışmadan kesinlikle bu konuda kendi kafanızdan ilaç vermeyin. 

Bunun dışında ilaç olmayan Feliway markasının bazı ürünleri var. Özellikle yolculuk sırasında sakinleştirmek için kullanılan. Yolculuk öncesinde taşıma kutusuna sıkıyorsunuz. Bende bu spreylerden vardı ancak kullanmaya vaktim olmadı.
Aynı markanın fişe takılan ve eve mutluluk hormonu salgılayan bir ürünü var. Eve geldiğimizden beri onu kullanıyoruz ve çok memnunuz. Eve geldikten üç saat kadar sonra merakla evi gezdiler. Bu ürün sakinleştirici özelliğe de sahip. Hırçın kediler için de öneriliyor yazıyor üzerinde. Bu bloğun okuyucuları bilir ki ben reklam yapmam. Yaklaşık bir haftadır kullandığımız ve memnun kaldığımız bir ürün. Belki taşınma esnasında size de yardımı dokunur. Türkiye'de de internet üzerinden satışı var hatta bazı veterinerlerde de gördüm satıldığını.

8-Havaalanı, X-Ray Cihazları, THY ve Gümrük Sorunsalları

Hoprtiri li lay looom! Lay lay li lay looom! Tüm bu süreç içinde kafayı yemediyseniz, hadi buyurun devam ediyoruz. 
O büyük gün geldi. Normalde iki saat yeterli olur dış hat uçuşları için. Ancak emin olun kedilerle ilgili işlemler o kadar sürecek ki, siz bir üç saati gözden çıkartmalısınız. 
Benim evlatlarım oldukça gergin oldukları için, kutularından çıkartmak imkansızdı. Pandemi dolayısı ile yalnızca yolcuların içeriye alındığını biliyorduk. Ancak kapıdaki polisten rica ettik. İki kedim olduğunu ve tek başıma çok zorlanacağımı anlattık. Sağolsun izin verdi içeri girebildik. 

X-ray cihazında ise görevlilerden rica ettik bu sefer. Onlar da şeflerine sorup kabul ettiler. Kutunun altına çiş pedi yapıştırmıştım. Onu çıkartmamı istediler yalnızca. Gözle iyice bir baktıktan sonra geçebilirsiniz dediler. Hiç bir zorluk çıkmadı, iyi insanlara denk gelmiştik. Şeker, o kadar çok kusmuştu ve korkudan köpüklü salya çıkartıyordu ki sanırım onun da haline acıdılar. 

Bizim uçağımız sabah dokuzda idi. Gece onda mamalarını, on ikide de sularını kaldırdım ortadan.

THY'nin bavul sırasına girdik. Ne olur ne olmaz diye birinci sınıf bilet almıştık. Oradaki görevli gittiğiniz ülke evcil hayvan almıyoooo ama diyiverdi. Ben de hayır alıyor dedim. Ben sorayım yine de diyip bir yerleri aradı. Eveet, alıyolarmış dedi. Hey yavrum hey! Ya sabır! 
Sonrasında orada kutular tartıldı. Bize bilet işlemleri kontuarına gitmemizi söylediler. İstanbul Havalimanı'nda mesafeler uzun. Yürü babam yürü. Numara alıp bekledik. Sonrasında kedi başına 62 Euro ödedim. Orada işlemler yaklaşık 30 dakika sürdü. Kedileri vereceğimiz yeri sorduk ancak taşıma kutularına etiket yapıştırmayı unutmuş çook bilen hanımefendi. Tekrar sıraya girip etiket yapıştırmalarını bekledik. Gümrüğe inip oradan kedileri teslim edeceğimizi söylediler.

Ben evden çıkmadan önce kablo kelepçesi, plastik kelepçe denilen şeylerden almıştım. Ve kutunun dört yanında bulunan mandallarını iyice sabitleyip, sivri uçları dışarı gelecek şekilde çevirmiştim. Uçlarınan fazla gelenleri de kesmiştim. Yukarıda bir sürü görevliye danışıp ön kapağa da kelepçe yaptım. Sonra bir görevli eşliğinde özel kimlik kartı ile açılan kapılardan geçip gümrük kısmına geldik.

Orada sizden kedilerinizi kutusundan çıkartıp kutuları makineye koymanızı istiyorlar. Biz çok denedik ancak görevli lanetin biri çıktı. İzin vermedi. Belki size iyi birisi denk gelir de sıkıntı çıkartmaz. Ayrıca kablo kelepçesinden yanınıza yedek alıp en son kapak kısmını gümrükten sonra kendinizin bağlamasını tavsiye ederim. Ben gümrükte tekrar açmak zorunda kaldım kelepçeleri. 
Kelepçe almaya giden görevli bulamayıp eli boş döndü. Kesinlikle kapatacağını zaten böyle uçağa alamayacaklarını yasak oluduğunu söyledi. Ancak kedileri teslim aldığımda, tabii ki ön kapak kelepçesizdi!

9-Uçağın Altında Oksijen Meselesi

Ben uçağa binmeden önce, kapımı bulmuş bekliyorken oradaki görevlilere kedilerimin uçağın altına yerleştirilip yerleştirilmediğini sordum. Bilgisayardan bakıp bilgi verdiler. Sonra uçağa bindiğimde hosteslere söyledim. Daha ben söylerken evet siz şu numaralı koltukta oturan yolcumuzsunuz dediler. 

Alt kısıma oksijen verilmesi çok önemli. Ve THY ile ilgili bu konuda çok fazla olumsuz şeyler okudum. Bunu sıkı sıkıya tembih etmeniz önemli.

9- Havalimanı'na İndim! Peki Kedimi Nerede Bulacağım?

İşte en sakin olmanız gereken yer. Çünkü ben hiç sakin kalamadım. Deli danalar gibi döndüm durdum. Cam kavanoza kapatılmış bir at sineği gibiydim. Dönüp dönüp kendimi oradan oraya vurdum. En sonunda gümrük polisine sormak aklıma geldi. Özel bir banttan veriliyormuş evcil hayvanlar. Bekle Allah bekle! Kediler yok. Herkesin köpekleri geldi, bebek arabaları geldi benim kediler yok. 
Yine dön dolaş kendini oradan oraya vur. Ümidi kestim, en son eşimi arayıp ''bu insanlar beni anlamıyor bir de sen konuş'' diyordum ki iki kutu süzülüverdi bantın üstünden!!

Oysa THY hostesleri kedileri kendi personellerinin getireceğini söylemişlerdi.


Sonrasında gümrük kısmına gidip gerekli belgeleri verdim. Daha önce hiç Türkiye'den gelen evcil hayvanların işlemlerini yapmamış polislere denk geldim. Ve tabii siz siz olun Tarım Hayvancılıktan aldığınız belgeyi vermeyi unutmayın benim gibi! Yaklaşık 45 dakikanın sonunda işlemlerimiz tamamlandı. 



Yeni Eve Uyum, Kedim Yemek Yemiyor Ne Yapmalıyım ?

Biz eve geldiğimizde hemen kutularından çıkartmadık. Öncelikle üzerimizdeki yolculuk kıyafetlerinden kurtulduk. Biraz sakinleştik. Uçak yolculuğundan sonra bir de araba yolculuğu yapıp öyle evimize ulaşmıştık. 
Kutularını sakince açtık. Evin tüm odaları açık değildi. Onları hole çıkardık. Kutularından ilk aşamada çıkmak istemezlerse zorlamayın. Asiye hemen çıkmak istemedi. Şeker ise hemen çıkıp ortalığı koklamaya başladı.
Kedilerle birlikte yaşayanlar korktukları zaman nasıl davandıklarını bilirler. Göbek yere yakın, kulaklar yatırılmış, gözler büyümüş, kuyruk yarı inik. Bu pozisyonda evi kokladılar bir kaç saat. 
Şeker yatağın altına saklandı. Asiye ise ayakkabılığın yan tarafına. Bir süre hiç ellemedik. Ama görebilecekleri bir mesafede oturduk. En sevdikleri ödül mamalarından verdik. Asiye'de işe yaramadı, yemedi.

Mama konusunda halen biraz sıkıntılıyız. Normalde yediklerinden daha az yiyorlar. Hele Asiye, günde bir öğün yemeye yeni başladı. Yaş mama filan kar etmedi. En sevdikleri maltlar da işe yaramadı.  
İnternette konserve ton balığı deneyin diyordu. Gerçekten de az da olsa yediler. Sonra mamalarına biraz sevdikleri ödül mamalarından karıştırıp vermeye başladık. Bu Asiye'de çok işe yaradı. Türkiye'de iken de Royal Canin kullanıyorduk mama olarak ancak buradakinin içeriği daha farklı. İçinde tahıl yok. Bu yüzden sultan kızımız Asiye'yi biraz zorladı. Su noktasında bir sıkıntı çekmediler.

Mutlaka acıktıklarında yiyeceklerdir. Biliyorum çok sert bir cümle bu. Onları da anlamak lazım. Benim evlatlarım bırakın bir şehirden bir şehire taşınmayı, memleket değiştirdiler. Havası farklı, suyu farklı, ev farklı. Annemin evinden ne yazık ki hiç bir eşya getiremedik. Bavul sırasında bekleyip de onları daha da korkutmamak adına, bavul da almadım yanıma. 
Sizin imkanınız varsa sevdikleri oyuncaklarını, battaniye ya da yataklarını yeni evde bulundurmanız çok iyi olur.

Kuma Alıştırmak

Bu konuda sıkıntımız olmadı. İki kum kabını önce salona koyduk. Üçüncü günün sonunda ise tuvalete yerleştirdik. Ancak ikisi de aynı kaba yapmaya başladılar. Bu sıkıntıyı çözmeye çalışıyoruz.

Eğer başka yerlere tuvaletlerini yaparlarsa, bunun için kullanılan spreyler var. İnternetten bulabilirsiniz.

Ve Son Satırlar


Bu uzun süreçte sabır çok önemli. Bizim sürecimiz çok sıkıntılıydı, bu yüzden sabır edebildiğimi söyleyemeyeceğim. Ancak bitti! Sonunda bitti ve evimizdeyiz! 

Bu yazıyı da, bizim gibi sıkıntı çekip kaynak bulamayanlar için yazdım aslında. Her konuda sorularınızı yorumlar kısmına yazabilirsiniz.

Bu anlattıklarım işin prosedür kısmıydı. Eğer bizim hikayemizi okumak isterseniz sizi şurdan alalım: Buyurun


Gece Saçlı Kız





Yorumlar

  1. Merhaba, yazınızı okudum. Sizinle çok benzer bir süreçten geçiyorum. Babam vefat ettikten sonra ben de onun iki kedisini yurtdışına götüreceğim bu pazar günü. Sizinle iletişime geçebileceğim bir mail adresi var mıdır. Süreç ile ilgili bir kaç soru sormak istiyorum. Teşekkürler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. merhaba,

      sunarz@gmail adresine yazabilirsiniz. umarım yolculuğunuz iyi geçer. kedilerinizle sağ salim evinize ulaşırsınız.

      sevgiler...

      Gece Saçlı Kız

      Sil

Yorum Gönderme