Kayıtlar

Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi/Güzide Sabri Üzerine

Resim
Gözyaşları ruhu boğulmaktan kurtarır derler. Ah, bu gözyaşları olmayaydı bilmem yaşayabilecek miydim? Can Yayınları, çok iyi bir işe imza atmış ve Güzide Sabri'nin kitaplarını yeniden basmış. İlk olarak 1905 yılında basılan Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi yani Ölmüş Bir Kadının Mektupları, kırılgan aşıkların, ızdırabından verem olan kadınların, ince hastalığa tutulan annesinin vefatından sonra öksüz kalmış bir kızcağızın hikayesidir.  Kitabı bitirdikten hemen sonra, günümüzde artık kullanılmayan kelimeler dilimin ucuna kadar geldi geldi gitti. Kitapta mümkün olduğunca yazarın kullandığı kelimelere sadık kalınmış, kitabın sonuna bir küçük sözlük de eklenmiş. Çoğu kelimenin anlamını bildiğimden ve cümle içinde kullanımından anlamlarını çıkartabildiğimden benim için sözlük pek gerekli olmadı. Mesela, bazı bilmediğim kelimeler de vardı ancak onlar da sözlükte yer almıyordu. Henüz kitabın başında geçen ''teyzezade'' kelimesi gibi. Teyze çocuğu olduğunu tahmin ettiğim...

İstanbullu Amazonlar 1809/Şebnem İşigüzel Üzerine

Resim
Osmanlı'nın köklerinin kurumasından korkanlar, ''Denize düşen yılana sarılır,'' demişlerdi. Kadın olduğu için yılandı.   Bu aralar, haddinden fazla kitap okuyorum. Ayda iki kitap sınırımı çoktan geçtim. Nasılsa henüz göz doktoruna gitmedim! Nasılsa daha vakit var. Biraz abartsam ne olur sanki? Hem kitap okumak ameliyat yaralarını iyileştiriyormuş! Öyle diyolla! İstanbullu Amazonlar'ı bitirdikten sonra, Şebnem İşigüzel'in henüz okumadığım kitaplarının bazılarını sipariş ettim. Kimilerinin fiyatı çok yüksekti, onları Türkiye'den almayı düşündüm.  Erkekler nasıl isterse öyle oluyordu dünya. Öyle yaşıyordu kadınlar.  Taht bahtına erişen bir kadın sultanın hikayesi bu. Tarihin içinde seksek oynayan, kafaları çok karıştıran bir roman. Sayfaları çevirdikçe acaba demeden edemiyor insan. Hayır efendim, hevesinizi kırmak istemem ancak, kitap yalnızca kurgu. Ancak öyle güzel bir kurgu, anlatıcılar öyle inandırıcı ki...  Yoksa, gerçekten de tarih bu kadın sultanın t...

Rosemary'nin Bebeği/Ira Levin Üzerine

Resim
  Yazıya nasıl başlanırdı? Giriş, gelişme, sonuç. Unutma bunları, sen hiç mi edebiyat dersi almadın? Coğrafya dersi de mi almadın! Söyle bakalım Yozgat nerededir? İç Anadolu nerededir öyleyse? Kapat çeneni de otur dinle! Rüylarımda yine ilkokul sıralarına dönüyorum. Bu sefer, çalışkan bir kız çocuğu değilim. Anlatılanları dinlemiyorum. Ömrümde işitmediğim kadar çok azar işitiyorum. Sonra o mavi önlük üzerimde, lisenin ortasında, kendimi buluveriyorum. Rüyalar şu sıralar dostum değil. Bu uzun ayrılığın sebebi, sağlık sorunlarıydı. Birden ortaya çıkan ve doktora gittiğimde hemen o gün ameliyat olmamı gerektirecek sağlık sorunları. İyileşme süreci, ameliyat kesiklerinin kapanması tüm bunlar zaman alacak şeyler. Haftalar, haftalar sürecek. Dinleniyorum, kitap okuyorum. Yolumuz uzun! Gençliğimiz var mı? Pek emin değilim. Sakinleştirici etkisindeyken, ameliyat masasında kollarımı iki yandan bağlarlarken, birazdan alacağım narkozu beklerken benim kafamda şu şarkı çalıyordu: vakit tamam se...

Kayıp Tanrılar Ülkesi/Ahmet Ümit Üzerine

Resim
  O yü zden unuttuk dediğiniz yerden başlayacağım. Unutmanın bedelini ödeyecek unutanlar. Cezaların en şiddetlisiyle ödüllendirilecek saygısızlık yapanlar, kalbi yerinden çıkarılacak beni kalbinden çıkaranların, yüzlerinin derisi yüzülecek benden yüz çevirenlerin... Uzun zamandır beklenen Ahmet Ümit kitabı sonunda çıktı. Kitabı çıktığı gibi sipariş ettim. Geçtiğimiz ay okudum. Ancak bazı nedenlerden dolayı burayı boşlamak zorunda kaldım. Kitap hakkında yazabilmek şimdiye kısmetmiş.  Açıkçası biraz da o rüzgarın geçmesini bekledim. Sosyal medyada Kayıp Tanrılar Ülkesi, tv programlarında Kayıp Tanrılar Ülkesi... Biraz toz duman dinsin, sakinleşelim istedim.   Kırlangıç Çığlığı kitabını bloğa 29 Haziran 2018'de yazmışım. Okumak isterseniz  buradan tıkırdatın  . 25 TL olan fiyatına yüksek demişim. Kayıp Tanrılar Ülkesi'nin arka kapak fiyatı 42 TL. Şimdilerde bir sabit fiyat politikası konusudur gidiyor, bakalım ondan sonra fiyatlar ne olacak. İnternet satışı yapan k...

Balıkçı ve Oğlu/Zülfü Livaneli Üzerine

Resim
( Daha önceki Livaneli kitapları yazlarım için:  Son Ada ,  Mutluluk ,  Serenad ,  Leyla'nın Evi ,  Engereğin Gözü ,  Huzursuzluk  ) Livaneli'nin birden, hiç tanıtımı yapılmadan ortaya çıkan kitabı Balıkçı ve Oğlu'nu bitireli bir kaç hafta oluyor. Eskiden Doğan Kitap'tan çıkan kitaplar İnkılap Yayınevi'ne geçti. Eski kitaplar da Livaneli'den yeni kitap denilerek sosyal medyada tanıtıldı, basıldı. Sevgili İnkılap Yayınevi her şey iyi hoş da bu kitap neden zürafa gibi? Doluya koysan olmuyor, boşa koysan dolmuyor. Diğer kitapların yanında, kütüphane rafında (kardeşimin deyimi ile) resmen tam bir zürafa gibi duruyor!  En son Huzursuzluk kitabını yayımlayan Livaneli, Balıkçı ve Oğlu'nda temelde göçmenlikten bahsederken, bir yandan da ekolojik yıkımlardan da bahsediyor. Oğlunu bir fırtınada denizde kaybetmiş bir balıkçının üzerinden, Ege sularındaki drama uzanıyoruz. Açıkçası, balıkçı Mustafa ve Mesude karakterleri bende derinlikli etki bırakmadı. Sanki...

Venüs/Şebnem İşigüzel Üzerine

Resim
  ' 'Ama ben erkek cinsine mensubum'' der, son noktayı koyardı babam. ''Bir kadın ölene kadar ebeveyniyle yaşamaya mahkumdur. Ebeveynleri ölmüşse cemiyet ona kocasından, ağabeyinden, kardeşinden, olmadı eniştesi, dayısı, amcası, dış kapının mandalı kuzeninden ebevyn tayin eder. Kadın ona şikayet edilir, onun iznini alır. Bre ne sıkıcı şey, iyi ki kadın doğmamışım.'' Şebnem İşigüzel, bu yıl tanıştığım yazarlardan. Venüs'ü okuyup çok beğenen kardeşim, kitabı bana da tavsiye edince, hemen ben de okumaya başladım. İkinci Abdülhamit'in zamanında, İstanbul boğazının tam ortasında başlayıveriyor kitap. İnsanların çekmecelerinde neler olduğunu çok merak ederim. Perdesi aralık kalmış bir pencerenin kenarından hemencik sıyrılıverip içeriye doğru uzanan bakışlarımın sebebi de budur. Venüs, o çekmecelerin içini göstermekle kalmıyor, hem aile sırlarını deşifre ederken hem de İstanbul'u mekan seçiyor. Kıvrak dili, akıcı üslubuyla keyifle okunuyor. Ben, öze...

Salgın/Ling Ma Üzerine

Resim
''Salgının ciddiyeti hangi haber kaynağının takip edildiğine göre değişiyordu. Bazıları hastalığın katlanarak arttığını, diğerleri kontrol altında yavaşça yayıldığını söylüyordu. Shen Humması ya Batı Nil virüsünden etkili değildi ya da Kara Veba şiddetindeydi.'' Salgın, tanıtımı çok iyi dönen kitaplardan biri. Korona virüsü tahmin eden kitap diye diye, şişirip merak uyandırdılar. Aslında okuduğum alıntılara ve bazı tanıtım yazılarına güvenmemem gerektiğini biliyordum. Kitabı boklamak değil niyetim, ancak ben ortada çok zekice yazılmış, çağımızı bir ayna gibi kendimize geri yansıtan bir kitap göremiyorum. Açıkçası, kitabı sipariş ederken de aklımda bazı sorular vardı. Kararsızdım, e-kitap olarak alamayınca da sipariş etmek durumunda kaldım. ''Anılar, anıları çağırıyor. Shen Humması da bir hatırlama hastalığı;  hummalılar anıları içinde sonsuz döngüye tutuluyor.'' Ana karakterimiz Candace Chen'in anıları etrafında dönen bir hikaye. Shen Humması adı ver...