Kayıp Tanrılar Ülkesi/Ahmet Ümit Üzerine


 

O yüzden unuttuk dediğiniz yerden başlayacağım. Unutmanın bedelini ödeyecek unutanlar. Cezaların en şiddetlisiyle ödüllendirilecek saygısızlık yapanlar, kalbi yerinden çıkarılacak beni kalbinden çıkaranların, yüzlerinin derisi yüzülecek benden yüz çevirenlerin...

Uzun zamandır beklenen Ahmet Ümit kitabı sonunda çıktı. Kitabı çıktığı gibi sipariş ettim. Geçtiğimiz ay okudum. Ancak bazı nedenlerden dolayı burayı boşlamak zorunda kaldım. Kitap hakkında yazabilmek şimdiye kısmetmiş. 

Açıkçası biraz da o rüzgarın geçmesini bekledim. Sosyal medyada Kayıp Tanrılar Ülkesi, tv programlarında Kayıp Tanrılar Ülkesi... Biraz toz duman dinsin, sakinleşelim istedim.

 

Kırlangıç Çığlığı kitabını bloğa 29 Haziran 2018'de yazmışım. Okumak isterseniz buradan tıkırdatın .

25 TL olan fiyatına yüksek demişim. Kayıp Tanrılar Ülkesi'nin arka kapak fiyatı 42 TL. Şimdilerde bir sabit fiyat politikası konusudur gidiyor, bakalım ondan sonra fiyatlar ne olacak. İnternet satışı yapan kitapçıları takip ederseniz, 42'den daha uyguna alabilirsiniz. Ben 11,48 Euro'ya almıştım. Aslında daha uyguna alma imkanım olabilirdi Türkiye'ye gidince ancak hemen okumak istediğim için, hemen sipariş ettim.

İlk defa Türkiye'den bu kadar uzak kaldım. Kısa bir süre önce gittiğimde, her zamanki gibi PTT'den kitap kolisi gönderecektim yurt dışındaki adresime. Bu sefer sıkıntı büyük. Gişedeki kadın artık gönderilen tüm koliler için fatura istendiğini söyledi. Kişisel eşya gönderdiğimi (ki kitap dışında kişisel eşyalar da vardı içinde kolinin) söylesem de kadın bir türlü anlamadı. Bilgi almak istediğimde,''temmuz ayından beri böyle, biz de bilmiyoruz'' diye kestirip attı. Ne bir bilgi öğrenebildim, ne koliyi gönderebildim. Açıkçası, bu bana çok saçma geldi. Evdeki bir ürünü yurt dışına gönderirken ne faturasından bahsedebiliriz ki? O zaman kimse yurt dışına koli göndermeyecek. Bu durumun bu şekilde uzun süre kalacağını sanmam. Mutlaka geri adım atılacaktır, ya da postanedeki kadın bana yanlış bilgi verdi. PTT'nin resmi sitesinde bu konu ile ilgili ne bir bilgi, ne de güncelleme var. Bu yüzden sipariş ettiğim kitapları mecburen bavulda getirmek zorunda kaldım, bavul hakkım ucu ucuna yetti ve almak istediğim bir sürü kitapta aklım kaldı. Bilsem en başından bu kadar çok kitap sipariş etmez, bu kadar ağır taşımazdım. Bu uzun ve saçma konuyu kapatıyor, Kayıp Tanrılar Ülkesi'ne dönüyorum tekrar.

Yeni bir başkomiserimiz var. Berlin emniyet müdürlüğünden Yıldız Karasu! Kendisi bir Türk, ve Alman polis teşkilatı için çalışıyor. Tesadüf eseri gittiği bir cinayet vakasının maktulü Türk olunca ilgisini çeker. Cinayetler birbiri ardına gelir. Berlin'in karanlık ve serin sokaklarından Pergamon Tapınağı'nın güneşli altın çağlarına yöneliriz. Mitoloji, arkeoloji ve polisiyenin birleştiği bu romanı çok sevdim. Henüz orta okula giden bir çocukken okuduğum Beyoğlu Rapsodisi'nin tadını aldım zaman zaman. Ahmet Ümit, Kırlangıç Çığlığı ile ilgimi geri kazanmıştı. Kayıp Tanrılar Ülkesi'nde eski Ahmet Ümit kalemini bulacaksınız. 

Kırlangıç Çığlığı'nda bahsettiğim konuları uzatma sıkıntısı da bu kitapta azalmıştı. Evet, sorgulama süreci tabii var. Ancak ''artık anladık be anam hadi devam ettir konuyu'' diye bağırmıyorsunuz kendi kendinize artık bu kitapta.


Bu arada, Aşkımız Eski Bir Roman'ı okuyup, buraya yazmayı unuttuğumu fark ettim. Uygun bir zamanda, ondan da bahsetmek isterim.


Kitap, arkeolog Halid Esat adına armağan edilmiş. Unutulmaması çok duygulandırıcıydı.

Gece Saçlı Kız

Yorumlar