Kayıtlar

Balıkçı ve Oğlu/Zülfü Livaneli Üzerine

Resim
( Daha önceki Livaneli kitapları yazlarım için:  Son Ada ,  Mutluluk ,  Serenad ,  Leyla'nın Evi ,  Engereğin Gözü ,  Huzursuzluk  ) Livaneli'nin birden, hiç tanıtımı yapılmadan ortaya çıkan kitabı Balıkçı ve Oğlu'nu bitireli bir kaç hafta oluyor. Eskiden Doğan Kitap'tan çıkan kitaplar İnkılap Yayınevi'ne geçti. Eski kitaplar da Livaneli'den yeni kitap denilerek sosyal medyada tanıtıldı, basıldı. Sevgili İnkılap Yayınevi her şey iyi hoş da bu kitap neden zürafa gibi? Doluya koysan olmuyor, boşa koysan dolmuyor. Diğer kitapların yanında, kütüphane rafında (kardeşimin deyimi ile) resmen tam bir zürafa gibi duruyor!  En son Huzursuzluk kitabını yayımlayan Livaneli, Balıkçı ve Oğlu'nda temelde göçmenlikten bahsederken, bir yandan da ekolojik yıkımlardan da bahsediyor. Oğlunu bir fırtınada denizde kaybetmiş bir balıkçının üzerinden, Ege sularındaki drama uzanıyoruz. Açıkçası, balıkçı Mustafa ve Mesude karakterleri bende derinlikli etki bırakmadı. Sanki...

Venüs/Şebnem İşigüzel Üzerine

Resim
  ' 'Ama ben erkek cinsine mensubum'' der, son noktayı koyardı babam. ''Bir kadın ölene kadar ebeveyniyle yaşamaya mahkumdur. Ebeveynleri ölmüşse cemiyet ona kocasından, ağabeyinden, kardeşinden, olmadı eniştesi, dayısı, amcası, dış kapının mandalı kuzeninden ebevyn tayin eder. Kadın ona şikayet edilir, onun iznini alır. Bre ne sıkıcı şey, iyi ki kadın doğmamışım.'' Şebnem İşigüzel, bu yıl tanıştığım yazarlardan. Venüs'ü okuyup çok beğenen kardeşim, kitabı bana da tavsiye edince, hemen ben de okumaya başladım. İkinci Abdülhamit'in zamanında, İstanbul boğazının tam ortasında başlayıveriyor kitap. İnsanların çekmecelerinde neler olduğunu çok merak ederim. Perdesi aralık kalmış bir pencerenin kenarından hemencik sıyrılıverip içeriye doğru uzanan bakışlarımın sebebi de budur. Venüs, o çekmecelerin içini göstermekle kalmıyor, hem aile sırlarını deşifre ederken hem de İstanbul'u mekan seçiyor. Kıvrak dili, akıcı üslubuyla keyifle okunuyor. Ben, öze...

Salgın/Ling Ma Üzerine

Resim
''Salgının ciddiyeti hangi haber kaynağının takip edildiğine göre değişiyordu. Bazıları hastalığın katlanarak arttığını, diğerleri kontrol altında yavaşça yayıldığını söylüyordu. Shen Humması ya Batı Nil virüsünden etkili değildi ya da Kara Veba şiddetindeydi.'' Salgın, tanıtımı çok iyi dönen kitaplardan biri. Korona virüsü tahmin eden kitap diye diye, şişirip merak uyandırdılar. Aslında okuduğum alıntılara ve bazı tanıtım yazılarına güvenmemem gerektiğini biliyordum. Kitabı boklamak değil niyetim, ancak ben ortada çok zekice yazılmış, çağımızı bir ayna gibi kendimize geri yansıtan bir kitap göremiyorum. Açıkçası, kitabı sipariş ederken de aklımda bazı sorular vardı. Kararsızdım, e-kitap olarak alamayınca da sipariş etmek durumunda kaldım. ''Anılar, anıları çağırıyor. Shen Humması da bir hatırlama hastalığı;  hummalılar anıları içinde sonsuz döngüye tutuluyor.'' Ana karakterimiz Candace Chen'in anıları etrafında dönen bir hikaye. Shen Humması adı ver...

Fosforlu Cevriye/Suat Derviş Üzerine

Resim
Karakolda ayna var Kız kolunda damga var Bakışından bellidir Cevriye'm  Sende kara sevda var. 1940 yılında tefrika olarak yayınlanan Fosforlu Cevriye, İthaki yayınları tarafından tekrar kitap dünyasına kazandırıldı. Suat Derviş'in eserlerine ulaşmanın zorluğunu ortadan kaldıran İthaki, gerçekten büyük iş yapmış. Kitabın sonunda ufak bir sözlük var. Ancak kitapta geçen bazı kelimeler sözlükte bulunmuyor. Bu, sıkıntı. Kitabı bırakıp, telefondan sözlüğe bakma ihtiyacı tüm hevesimi kırıyor. Çoğunlukla cümle içindeki anlamdan çıkardığım sözcüklere rağmen, bazen sözlüğe bakma ihtiyacı hissettim. Argosu bol bir kitap bu. Hoşuma da gitti, argoda yeni sözcükler öğrendim. Yıllar sonrasında okurken bile gündelik hayatta kullanılacak kelimelerdi bunlar.  ''Bu sahilin bütün sokak çocukları gibi, sanki yüzmek onun da fıtri kabiliyetleri arasındaydı. Yüzmeyi ne zaman öğrendiğini bilmiyordu. Konuşmaya ve yürümeye ne zaman başladığını hatırlamadığı gibi.  Onun için denizi seviyordu. Bu ...

Aksaray'dan Bir Perihan/Suat Derviş Üzerine

Resim
 Kısa süreli, zorunlu/zorlu ayrılıktan sonra yine geldik efendim. Bazı sağlık sorunlarından dolayı ara verdiğimiz kitap sohbetlerimize devam ediyoruz. Suat Derviş'in kitaplarına özellikle son dönemde İthaki'den kitaplar almayı sevdiğim için, hep denk geliyordum. Hatta Aksaray'dan Bir Perihan'ı okuma listeme eklemiştim bile. Sonra bir gün kardeşim bu kitabı aldığını ve çok merak ettiğini söyledi. Ben de dayanamadım, hemen sipariş ettim. O, kitabı bitirdi ve çok beğendiğini anlattı. Ben daha da meraklandım. Ve sürpriz! Sipariş ettiğim kitapların bir kısmı gelmiş, ama Aksaray'dan Bir Perihan ne yazık ki temin edilememişti. Neyse efendim, geç de olsa kendisine kavuştum ve iki gececikte bitirdim.  Suat Derviş hayat hikayesiyle, yazdıkları ve duruşuyla ilginç bir insan. Şimdiye dek onun kitaplarını okumadığım için kendimi ayıpladım. Ve yıllar sonra tekrar Saut Derviş'i hatırlatan İthaki'yi çok sevdim.  Aksaray'dan Bir Perihan kitabı, ilk bakışta kitabın ana ka...

Pan'ın Labirenti/Guillermo del Toro, Cornelia Funke Üzerine

Resim
Yıllar önce, Pan'ın Labirenti filminin kitap olarak yazılacağını okumuştum bir yerlerde. Açıkçası çok sevinmekle birlikte, kim bilir dilimize ne zaman çevrilir diye üzülüp, konuyu kendi içimde rafa kaldırmıştım. Ta ki, geçtiğimiz günlerde kitabın dilimize kazandırıldığını görene dek. Fiyatı pahalı olan kitapları genellikle Türkiye'den alırım ancak bu sefer dayanamadım. Hem doğum günümde hovardalık yapmayacaktım da ne zaman yapacaktım ki?! Kitaplığımda, bir rafı bilimkurgu, fantastik kitaplarına ayırmaya karar verdim. O rafın en başında yer alıyor Pan'ın Labirenti. Bu kategorideki tüm kitaplarımı topladım ve bir rafın asla ama asla yeterli gelmeyeceğine kanaat getirdim. Kitaba her zaman yer bulunur, sıkıntı yok! Kitap geldiğinde hem heyecanla okumak istiyor hem de elimi süremiyordum. O sırada okuduğum başka kitaplar olduğu için bekletme kararı aldım. Ve tavuk götü yine tövbe tutmadı! Bir gece ansızın kendimi Pan'ın Labirenti'nde , Ofelia'yı takip ederken buluverd...

Nisan 2021 Kitap Alışverişi

Resim
  Veba Geceleri/Orhan Pamuk Elimdeki tek birinci baskı Orhan Pamuk kitabı Veba Geceleri oldu. Uzun zamandır beklenen kitap Veba Geceleri'nin tanıtım bülteninde  ''Orhan Pamuk’un üzerinde 5 yıldır çalıştığı “Veba Geceleri”, 1901 yılında 3. Veba Pandemisi döneminde Osmanlı’nın 29. Vilayeti Minger adasında geçiyor.  Hem sürükleyici bir siyaset ve aşk romanı hem de Pamuk’un salgın, karantina, devlet ve birey konularını bir masal havasıyla tartıştığı bu tarihi roman, konusuyla yaşadığımız günlere de ışık düşürüyor. '' Diyor. Türkiye'de YKY'de 45 Tl'den indirimle 31.50'ye satılıyor. Ben Köln Kütüphane'den 11.99 €'ya aldım. Bugün itibarıyla baktığımda 12.57'ye satılıyor.  (20.04.2021 Güncellemesi: Fiyatı 12.77 olmuş. ) Hemen başlayacağım bir kitap değil. Sakin kafa ile okumak gerektiğini düşünüyorum. Ancak gözümün önünde durdukça da kaşıntı yapıyor, " oku beni oku beni " diye fısıldayıp duruyor kulağıma.  Şu sıralar, İthaki yayınlarını...