24 Kasım 2017 Cuma

Taşınmak-1- ve Biraz Paranoyak Gevezelik



Yeni Evde İlk Sabah


Bunca yorgunluğun üzerine,ertesi gün öğlene kadar uyurum sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Alarm kurmasanız dahi sabahın erken saatlerinde uyanacaksınız. Bir kere ne kadar yorgun olursanız olun,evin o karmaşık hali sizi rahatsız edecek. 


Bu sürecin içinde beni en çok zorlayan şey sanırım ilk sabah yabancı bir yerde uyanmak oldu. Çok yorgun olmama rağmen gece yedi sekiz kere uyandım. Yıllardır yattığım yatağı tanıyamadım,tuhaf bir yabancılık hissi çöktü üzerime. Sanırsın bu memlekete daha yeni gelmişim. Sanırsın tüm sevdiklerimi daha yeni arkamda bırakmışım. Dünyada yapayalnızmışım! İşte bu durumda yapılacak en iyi şey ailenizi,dostlarınızı aramak. Belki biraz ağlaşırsınız,biraz dertleşirsiniz. Onlar size destek olur. Kilometrelerce uzakta dahi olsalar yalnız hissetmezsiniz.

Ben,bir an önce eşyaları yerleştirmek istedim. Eğer yıllardır kullandığım eşyalar eve yerleşirse kendimi ait hissedebileceğimi düşündüm bu eve. Sabah sekizde başladığım işi akşam altıda bitirdim. Bu ilk iki hafta devam etti. Şu anda sekiz on tane koli,bir kaç battal boy çöp poşedi ile aynı ortamda sürdürüyoruz yaşamımızı.

Her şey eksik olacak. Bir sürü eksiklik çıkacak. Zaman yetmeyecek. İki haftadan fazla zaman geçmesine rağmen hala aradığım eşyayı ilk anda düşünmeden bulamıyorum. Hala bazı odalarda avize yok. Mesela hala kütüphane odam kurulmuş değil. Salonda darbeli matkap,metre. Koltukları bile daha üç gün oldu yerleştireli. 

Komşularla Tanışmak


Komşuluk ne kadar önemliymiş. Evet,bu ülkede komşularından güne,kısır yemeye gelmelerini bekleyemezsin. Ki zaten benim öyle de bir isteğim yoktu. Bir tatlı bakış,bir merhaba yeter diyordum. Karşı komşularımızla ilk olarak emlakçı aracılığıyla tanıştık. Emlakçı kadın,onlardan o kadar iyi bahsetmişti ki. Gerçekten de çok şeker insanlar. Bir Alman,ilk tanıştığı an sizi evine davet eder mi yahu ? Çat kapı gitmişsin hem de! Oldu dostlar,gerçekten oldu. Bu ketum milletin içinde sıcak kanlılar da varmış demek ki,öğrendik.

Apartmanımız küçük. Sakin,sessiz. Bir kasabada yaşayacağız artık. Şehrin telaşesinden uzak. Tek dertleri çimlerini zamanında biçmek olan insanlarla belki de.

Taşınacağımız gün kapıda bir saksı çiçek bulduk! Bu nasıl güzel bir süpriz. O telaşede,bizi nasıl da gülümsetti. İşte bak istediğim komşuluk,nezaket buydu yahu! Çok mu zormuş yani!

Biz,taşınma tarihimiz belli olunca herkesin posta kutusuna birer mektup bırakmıştık. Taşınacağımız tarihin yazdığı ve ufak bir tanışma metni içeren bir mektup. Taşındığımız akşam herkesin kapısını çaldık tanışmak için. Bu bizim için o kadar büyük bir şeydi ki! İki asosyal,bir uzak memlekette,yabancı insanların kapısını çalabilmek!! Elimizde yılbaşı temalı kağıt hediye poşetleri,içinde de yılbaşı çikolataları!

Dün tavuk göğsü tatlısı yapmıştım. Gözümü kararttım,çaldım karşı komşuların kapısını. Adam bir şaşırdı,bir tatlıya bir bana baktı. Dedim ki bu bizde adettir. Güzel bir yemek yada tatlı yapılınca komşulara ikram edilir! Bu da bir Türk tatlısı işte,kendim yaptım.
Acaba kaseleri geri verirler mi diye düşünmedim desem yalan olur. Hem de acaba içi dolu gönderme adeti onlarda da var mı diye düşündüm. Bugün öğlen adamın karısı çaldı kapımı.Bende nasıl heyecan nasıl sevinç.Her halde Almanca gevelerken yanaklarım da pembeleşmiştir. Kaseleri geri getirmiş hem de içinde birer kuruvasanla! İçeri davet ettim kadını. Tabii salon kalk gidelim diyor. Yatak odasının da kapısı aralık kalmış mı. Ben bir utan,sararıp sol! Ben yalnızım ancak boşaltıyorum kolileri diye geveleyip durdum kadına. Bir kaç dakika sonra kadın gitti,ben kaldım sorularımla baş başa. Gayet güzel bir ziyaretti aslında. Nereden çıktı bu sorular? Bu karın ağrıları ? Eh,otur bir de ağla bari! Acaba beni ayıpladı mı ? Acaba evi pis mi buldu ? Dağınık mı buldu ? Bu ev bu kadar dağınıksa ,yaptığı tatlı pistir diye düşündü mü ? Kafamda onlarca soru! Beni rahatlatacak olan yegane şeyin yazmak olduğu geldi aklıma. Ben de yazıyorum. Yaklaşık üç saattir aralıksız yazıyorum. Dizlerim ağrıdı,hava da kararmış.

Bu yazı dizisinin devamı gelecek,üç parça yazı daha bekliyor bir köşede. 

Siz ne dersiniz ayıplamış mıdır kadın beni?



Ailenizin paranoyağı Gece Saçlı Kız

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder