27 Eylül 2017 Çarşamba

Bir Adam,Bir Kadın ve Bir Memleket

Bir yabancı memlekette yalnız olmak. Öyle bir yalnızlık ki iliklerine işler adamın. Hor görülmek,bir başına bırakılmak acıtamadı canımızı. Bizi en çok bu sevgisizlik yaraladı.



Bir yabancı memlekette yalnız olmak. Bayram sabahlarında yalnız,doğum günlerinde yalnız,ilkbahar sabahlarında yalnız.Bir yabancı memlekette yalnız bırakılmak.Henüz on dokuzunda bir kız çocuğu. Yanında bir adam. Karşılarında bir şehir. Ve duvarlar. Ve soğuk akşamlar...
Henüz yirmi üçünde bir adam. Okulu bitmemiş,bir işi yok. Yanında bir kadın. Dil bilmez,yol bilmez. Karşılarında bir memleket. Ve soğuk kış akşamlarında zangırdayan dişler. Ve duvarlar...Ve duvarlar...

Bir binanın çatı katı...İki gün makarna,üç gün patates. Umutsuzluklar,ağlama krizleri. Acıların en dinmezi,ölümün soğuk eli...Bir kaç kuruş biriktirip alınan araba da satılmış. Adam erkenden uyanmış,sabah ayazında yola çıkmış.Tren istasyonuna gidiyor. Okulu bitirmesi gerek. İş bulması gerek. Yaşıtları gece eğlencelerinden sonra derin uykulardayken,o ev geçindirmenin cenderesine dalmış.
Kilometrelerce uzakta anne,baba.Dost,kardeş. Onların sevgileriyle uyanmak her sabaha. Güzel anıları hatırlamak,umutsuzluk anlarında. 
Kilometrelerce uzakta aynı anda,aynı acıyla çarpan kalplerin sevgisiyle direnmek namussuza,şeref yoksununa.

Kuş sütü eksik pazar kahvaltısı sofraları. Açlıkla,parayla terbiye edilmek istenen iki genç insan.Sonrası yalnızlık..
Şerefini iki kuruşa satanlar çıktı yine piyasaya. İnsan insana bunu yapar mı? İki kuruş para için,insan onurunu satar mı? 
Kavgalar...Bağırmalar...Bir gece kar yağarken bir kadın. Üzerinde montu yok. İçinin ateşini karlarda söndürmeye çalışır. Anlatır,anlamazlar. Doğru tektir der,alay eder küçük düşürmek isterler. 
Bir gece kar yağarken bir kadın. Soğuktan değil,sinirden titrerken bir el tutuyor elinden. Birlikte kıvılcım oluyorlar,yağan kara rağmen.

Şimdi,hayatlarının başka bir dönemine başlıyorlar. Zorluklar yine olacak. Acılar yine olacak. Ölüm,ne yazık ki bir kere değdi mi onların peşini bırakmayacak. Şimdi yeni bir yerde...O iki sıska çocuk. İki genç insan. Biri yirmi beşinde,biri yirmi dokuzunda. Şimdi,yaşananları unutmadan. Şimdi bu memlekette yine yalnız. Şimdi yine şükür. Şükür,dostlarımla yarattığım aile sıcaklığına..

Yıllar...Yollar...Verilen kayıplar...Canlı canlı mezara gömülen anılar...Tam yedi sene önce el ele tutşan iki genç.İki çocuk.İkiden tek...Tekten çok...


Gece Saçlı Kız

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder