6 Eylül 2017 Çarşamba

Huzursuzluk/Zülfü Livaneli Üzerine





Merhabalar efendim. Yine bir kitap incelemesi ile karşınızdayız. Aslında,şu kitap incelemesi lafına nasıl ifrit oluyorum anlatamam. Baştan alıyoruz,bugün Livaneli'nin Huzursuzluk kitabı üzerine konuşacağız. Sanırım bu daha iyi oldu ha ne dersiniz ? Evet,evet bence tamamdır.




Halin nicedir Gece Saçlı Kız? Uzun zamandır kitaplar üzerine yazmaz oldun. Hava nasıl oralarda üşüyor musun ? Ben iyiyim efendim. Şu sıralar hayatımda bir karın ağrıları,bir umutlar,bir soru işaretleridir sürüp gidiyor. Bu gri gökyüzünün altında,bu uzak memlekette,yaşayıp gidiyoruz işte. Bazı umutlar... Bazı güzellikler... Sanki güzel şeyler yakınmış ve sanki her şey bir anda çökebilirmiş gibi. Ah,nasıl da kendine acımayı seversin sen. Bırak işte,tadını çıkart. Şöyle ağız dolusu mutluyum deyiver ! Ne olacak ki! Peki ya kötü kader? Ya umutsuzluk ? Ya bu melankoli ? Mutluyum derken,tam da tırmanıp hedefe ulaşmışken ya düşüverirsem? 

Pekala,pekala. 

Ben böyleyim işte. Biraz atmayı ihmal ettiğim  çöpün o ekşi kokusu,biraz baharın ilk sabahlarının hafifliği...


Neden her defasında kitaplardan konuşmak için geldiğim yerde başka şeylerden bahsediyorum ki? Bu da bir çeşit muhabbet,iç dökme yöntemi işte. Bilmem,belki bir kaç kişi okur da onlar da acır halime diye. Kendime acımalarım yetmiyordur belki de.


Huzursuzluk 

Açılın! Ben geveze bir okurum. Lise mezunu edebiyat eleştirmeniniz geldi haaanım! Kitap,makale,şiir. Hepsi okunur. İtina ile yorumlanır. Her türlü edebi konuda gevezelik yapılır. Eleştrimen ayağınıza geldii!

Kafamda iki soru var.

Bir,kitap neden mavi ?

İki,gerçekten de Livaneli'nin elinden çıkmış bir eser mi ?

Gün gelip de Livaneli'nin yazdıklarını bu kadar eleştireceğimi sanmazdım. 
Livaneli popüler bir yazar. Kitapları su gibi akıp gidiyor. Ve çok de güzel noktalara parmak basıyor. İlginç konular işliyor. Bu konularda eleştirirsek ağzımız büzüşür,ellerimiz yamulur,kabul! Çoğu zaman kitaplarından en az biri çok satanlar listesinde bulunuyor. Buna da ne diyebiliriz ki. 

Huzursuzluk,gerçekten huzursuz edici bir kitap. Başından sonuna kadar bu huzursuzluğu hissediyorsunuz. Sanki kitaba başladığım andan itibaren diken üstünde gibi hissettim kendimi. Hikaye akıcı ancak bazı noktaların altı ne yazık ki boş kalmış.

Kısa olmasından mı bilmem,karakterleri henüz tanıyamadan birden sona geliverdik. Kim bilir,hayat kadar gerçek ve vurucu bir şeyler yazmak istemiştir Livaneli belki de!

Ezidilerin mavi rengi sevmediği kitapta sıkça bahsedilen şeylerden biri. Peki neden kitap mavi ? 

Kitabın akıcılığına bir sözüm yok. Hikayedeki bazı karakterleri derinine inemeden kaybettik. Sanki Zülfü Livaneli değil de bir başkasının kaleminden çıkmış gibi. Akıcılık ve bazı üslüpsal özellikleri göze çarpsa da ne yazık ki bana hissettirdiği bu oldu. Tam bir huzursuzluk! 

Konu güncel ve halen kanayan bir yara. ''Mardinli Hüseyin ve IŞİD zulmünü misli ile yaşamış Ezidi kızı Meleknaz'ın ve kelamın çocuklarının hikayesi...Livaneli okuru,sevda ile acının iç içe geçtiği bir Ortadoğu gerçeği ile buluşturuyor.'' yazıyor arka kapakta. IŞİD zulmünün özellikle kadınlar üzerinde bıraktığı etkinin anlatıldığı yerler,gerçekten çok çarpıcı. İnsanı derinden etkiliyor. 

Ancak bir yandan da gazeteci İbrahim'in ayrıldığı eski karısı hakkında yazılanlar var. Bu Livaneli'nin yarattığı karakterler içinde benim için tam bir hayal kırıklığı. Doğulu kadının gizemi,sevdası ve gururu üzerinde durulurken batılı kadın nedense kıskanç,hırslı ve haris(!) gösterilmiş. Doğulu kadın bir hayalken,batılı kadın tam anlamıyla parfüm kokulu,yüksek topuklu ayakkabılarının sesi ile plazadaki erkeklerin içini gıcıklatan,güzelliğini silah olarak kullanan bir melek yüzlü şeytan! Bu melek yüzlü şeytanlardan ağzının payını alan gazetecimiz İbrahim ise birden çocukluk arkadaşının öldüğünü öğrenir ve olayı araştırmaya başlar. Ezidi bir kadın olan Meleknaz'a henüz görmeden aşık olmuştur neredeyse. Takıntılı bir şekilde onu aramaya koyulur! 

Biliyorum,biliyorum. Bu bir kurgu. Biliyorum,bunlar yaratılan karakterin düşünceleri. Ancak bu beni yine de rahatsız ediyor. Görmezden gelemiyorum.

Benim için hayal kırıklığına çok yakın bir Livaneli kitabı oldu. Hiç bitmesin,sonuna gelmeyeyim istedim. Sonu da eksik kalacaktı çünkü. Ben bir okuyucu olarak,salak bir mutlu son bekledim. Ancak hayat gibi,Huzursuzluk da bir mutlu sonla bitmedi!





Not: Ben,kitabı internet üzerinden satın aldım. Nedendir bilmem kitabın sayfaları birbirine yapışıktı. Sayfaları rahatça çeviremiyordum. İlk aldığımda hemen bavula koyup buraya getirdiğim için,uzun zaman sonra ancak okurken fark ettim bu sıkıntıyı. Her defasında sayfa çevirmek istediğimde,önce dikkatli bir şekilde sayfaları birbirinden ayırmakla uğraştım. Her baskında böyle olduğunu sanmıyorum. Ancak,bu okurken dikkatimi dağıtmaya yetti de arttı bile.



Gece Saçlı Kız


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder