22 Mart 2017 Çarşamba

Tavşanlı Orman Masal Kitabı/Bir Öğlen,Krem Rengi Montlu Kadın ve Kilise Çanlarında Bitişin Hikayesi


Çok kısa bir zaman sonra yirmi beş yaşına gireceğim.Dile kolay,yirmi beş arkadaş!Henüz ilkokula giderken,yirmi beş yaş bana öylesine büyük öylesine ulaşılmaz gelirdi ki.


On sekizden sonrasını hatırlamıyorum,nasıl da hızlı geçti!Aman Allah'ım!Bunu yaşını başını almış insanlar söylemiyor muydu?Hayır dostlar,bu bir kabullenememe durumu değil.Yalnızca,zaman nasıl geçti anlayamıyorum.Belki de on sekizden sonrasını hatırlamamayı seçiyorum.Onca öfke,onca acı nereye gitti?Bana o kötü anları yaşatan insanlar,neredesiniz şimdi?On sekiz yaşında bir kızdan ne istemiştiniz ki?Hatırlamıyorum!Hatırlamamayı seçiyorum!Siz kendi pisliğinizden kurduğunuz kalelerinizde,ben gecekondumda yaşamaya devam edeyim!Bir gün gelir hatırlayıveririm.Belki de bir gece,kapınızda belirip hesap sorabilirim!
Böyle başlamayacaktım yazmaya.Neşeli oturmuştum aslında bilgisayarın başına.Sonra ne oldu bilmem,unuttum dediklerimi unutmamışım her halde.Şimdi kapatalım bu mevzuları,bunlar derin konular.Konuşuruz belki başka bir zaman.


Bu masal kitabını aldığımda,moralim çok bozuktu.Kendimi evden dışarı atmıştım.Duramamıştım kendi küçük dört duvarım arasında.Ben de daha büyük duvarları olan bir yere attım kendimi.Şansıma azıcık da güneş vardı.Amaçsız dolaştım,insanları seyrettim.Kendimce çıkarımlar yaptım.Anladım,anlamadım,korktum,gülmedim,terledim.Şu önümdeki kadın hangi dükkana girerse ben de o dükkana gireceğim dedim.Takıldım kadının peşine.Yaşını tahmin edemedim,arkasından anlaşılmıyordu.Mesafeyi hep korudum,sapık sanılmak istemedim.Krem rengi paltosu vardı,ayağında spor ayakkabılar.Benim hiç krem rengi paltom olmadı.Belki de çabuk kirlenir diye,hiç dikkat etmemişim o renge.Saçları nasıldı hatırlamıyorum.Belki uzundu,belki kısa.Silinmiş hafızamdan.Sonra hem kozmetik hem de her şeyden satan bir dükkana girdi.Ben de peşinden.Uzandı,bu kitabı aldı.Yalnızca iki tane kalmış meğer.Durur muyum hiç.Son kitabı da ben aldım.O fiyatına bakmadı,ben baktım.Cebimde yalnızca bozukluklar kalmış.Kasada azıcık utandım.Bozuk paralar hep utandırır beni.Korkarım onlardan.Belki biraz da çekinirim.Neden bilmem,cebimde hep
onlardan bulunur.Kendimi kağıt paralardan korurum.Aslında bakarsanız,kağıt paradan daha çok korkarım ben.Soranlara,kaybetmekten,düşürmekten korkarım diye açıklarım hep.Yalan,vallahi yalan.Elim,avucum değmesin isterim kağıt paraya.Sanki milyonlarca ten,milyonlarca ter,milyonlarca hikaye geçer ondan bana.Teni tenden atmak mümkün mü?Yıkanınca geçer mi milyonlarca insanın teri?Ya hikayeleri?Ben bunca hikayeyi ne yaparım?Kime anlatırım?Nereye saklarım?Hem o insanlar ne yapar?Benim tenimi,benim terimi ve benim hikayelerimi?Ben kimseye sıkıntı vermek istemem ki.O,kağıt para mı verdi yoksa bozukluk mu?Belki de kredi kartıyla ödemiştir.Dikkatim dağılmış,yine göremedim yüzünü.
Kasada fiş de verdiler,aldım cebime tıkıştırdım.Kitaba sarıldım,liseli kızlar gibi.Baktım ellerim terlemiş.Kesin yanaklarım da kızarmıştır.Nasıl da yüzüme yansıyor duygularım.Sadece yüzüme mi ulan?Tüm vücuduma,ellerime,ayak parmaklarımın ucuna...Saçlarım enseme yapışmış,rüzgar estiğinde fark ettim.Üşüdüm,ürperdim.Baktım eve kadar gelmişim.Kiliseler saatin üç olduğunu bildiriyor.Bu günlük bu kadar dolaşmak yeter.Başka bir güne,başka bir çan sesine uyanmak için bu günlük ben de bitiyorum.


Gece Saçlı Kız

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder