24 Ekim 2016 Pazartesi

Sanal Dünyanın Bağımsızlık Bildirgesi


Endüstri Dünyasının Hükümetleri, siz yorgun et ve çelik devleri, ben aklın yeni evi olan Sanal Dünyadan geliyorum. Gelecek adına, ben, geçmişte kalan sizerden, bizi yalnız bırakmanızı istiyorum. Aramıza hoş gelmediniz. Toplandığımız yerde bir egemenliğiniz yok.

Bizim ne seçilmiş bir hükümetimiz var, ne de bir tane seçmemiz olası, bu yüzden size kimsenin daha üstün bir hakimiyet kurmadan konuştuğu özgürlüğü işaret ediyorum. Bize empoze etmeye çalıştığınız tiranlıklardan doğal olarak bağımsız  küresel sosyal alanı ilan ediyorum. Sizin bizi yönetmek için ne hiçbir ahlaki bir hakkınız, ne de bizim sizin zorlama yöntemlerinizden korkmak için gerçek nedenimiz var.

Hükümetler güçlerini sadece yönetilenlerin rızasından alırlar. Ne rızamızı aldınız, ne de biz size rıza gösteriyoruz. Sizi davet etmedik. Ne bizi, ne de dünyamızı tanımıyorsunuz. Sanal Dünya sizin sınırlarınız içinde hapsolmuş birşey değil. Bir kamu inşaat projesi gibi, bunu oluşturabileceğinizi düşünmeyin. Bunu yapamazsınız. Bu doğanın bir eylemidir ve bizim kollektif eylemlerimizle ile kendisini büyütmektadir.

Ne bizim büyük toplantımızda konuşabilirsiniz, ne de bizim pazarlarımızın zenginliği yarattınız.  Bizim kültürümüzü, etiğimizi veya bize sizin zorlamalarınızdan daha fazla düzen ve huzur getiren yazılı olmayan kodları tanımıyor, bilmiyorsunuz. 

Aramızda çözmemiz gereken sorunlar olduğunu iddia ediyorsunuz. Bunu alanımızı işgal etmek için bir bahane olarak kullanıyorsunuz. Bu sorunların pek çoğu mevcut değildir. Gerçek çatışmalar, yanlışlar olduğunda, biz onları tanımlamayıp göstereceğiz. Biz kendi Toplumsal Sözleşmemizi oluşturuyoruz. Bu yönetim, bizim dünyamızın koşullarına göre ortaya çıkacaktır, sizinkinin değil. Bizim dünyamız farklı.

Sanal dünya, işlemlerden, ilişkilerden oluşur ve kendisini bizim webdeki iletişimimiz için sıralanmış bir dalga gibi düşünmüştür.  Dünyamız her yerde veya hiçbir yerde olsa da kişilerin içinde yaşadığı bir dünya değildir.

Biz herkesin hiçbir ırk, ekonomik güç, askeri güç, ya da doğduğun yer tarafından tanınan ayrıcalık veya önyargı olmadan girebildiği bir dünya yaratıyoruz.

Biz herkesin, her yerde susma veya yerinde olmaya zorlanma korkusu olmadan, kendi inançlarını, ne kadar öznel olursa olsun, ifade etmesine açık bir dünya yaratıyoruz.

Sizin yasal mülkiyet, ifade, kimlik, hareket ve içerik kavramlarınız bizim için geçerli değildir. Bunların hepsi madde bazındadır ve burada hiçbir madde yoktur.

Kimliklerimizin, fiziksel karşılığı yoktur, bu yüzden sizin aksinize, fiziksel zorlama ile emir alamayız. Biz kendi çıkarları ve kamu yararı ile aydınlanmış etiğin bizim yönetimimize ortaya çıkacağına inanıyoruz. Kimliklerimiz sizin pek çok yargılamanız altında dağılmış olabilir. Bizi  oluşturan bütün kültürlerin genellikle tanıdığı tek yasa Altın Kural'dır. Biz bu temelde özel çözümler oluşturabileceğimizin mümkün olacağını umuyoruz. Ama bize empoze etmeye çalıştığınız çözümleri kabul edemeyiz.

Amerika Birleşik Devletlerinde, bugün kendi Anayasanıza hakaret eden ve Jefferson, Washington, Mill, Madison, DeToqueville ve Brandeis'in hayallerini inciten Telekomünikasyon Reformu Yasası'nı yarattınız. Bu hayaller şimdi bizimle birlikte yeniden doğmuş olmalıdır.

Sizin her zaman göçmen olarak kalacağınız dünyanın yerlileri olan kendi çocuklarınızı dehşete düşürdünüz. Çünkü onlardan korkuyorsunuz,onlara karşı çıtamıyor, anne baba kontrollü bürokrasinize güveniyorsunuz. Bizim dünyamızda, en kötüsünden, en iyisine tüm duygu ve insancıl ifadeler, küresel bir bit aktarımının bölünmez parçalarıdır. Kanat çırpılan havadan, başka bir hava parçasını ayıramayız.

Çin, Almanya, Fransa, Rusya, Singapur, İtalya ve Amerika Birleşik Devletleri'nde,  Sanal Dünya'nın sınırlarına bekçiler, duvarlar, filtreler dikerek özgürlük virüsünü savuşturmaya çalışıyorsunuz. Bunu kısa bir zaman için başarabilirsiniz belki, ama 0'lar ve 1'lerle iletişim kurulan bir danyada işe yaramayacaklardır.

Giderek eskimiş bilgi sektörünüz Amerika ve başka yerlerde, dünya çapında kendi fikirlerini korama altına aldığını iddia ettikleri yasalar önererek kendisini sürdürmeye uğraşacaktır. Bu yasalar, fikirlerin tekeneke kutu kadar kadar bayağı bir endüstriyel ürün olduğunu iddia edebilirler. Bizim dünyamızda, insan aklının ürettiği her şey ne olursa olsun çoğltılabilir ve hiçbir ücret ödemeden sonsuz bir şekilde dağıtılabilir. Düşüncenin tüm dünyada yayılması ve gerçeğe dönüşmesi için artık sizin fabrikilirınıza ihtiyacı yok.

Bu giderek daha düşmanca ve sömürgeci önlemler bizden önce özgür yaşamayı ve ifade özgürlüğünü seven ve uzak bilgisiz güçlerin yönetimini reddetmek zorunda kalanlarla aynı konuma yerleştiriyor. Fiziksel varlığımızı yöneten sizler olsanız dahi, sanal mevcudiyetimizin, sizin egemenliğinize bağışıklık kazadığını ilan ederiz. Gezegenin üzerinde hiç kimsenin bizim düşüncelerimizi tutuklamaya kalkışmadığı güne kadar yayılmaya devam edeceğiz. 

Biz sanal dünya fikrinden ilham alan bir medeniyet oluşturacağız. Ve bu medeniyet hükümetlerinizin daha önce yarattığı dünyadan daha insancıl ve adil olabilir.

Davos, İsviçre

8 Şubat 1996

(Kaynak:https://raw.githubusercontent.com/midorikocak/sanal-dunyanin-bagimsizlik-bildirgesi/master/turkce.txt)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder