14 Şubat 2015 Cumartesi

Bir Cumartesi Günü,Cankardeşle Buluşma,Hafta Sonu Anneleri ve Aşk Şarkıları

Başlığa bak!Meymenetsiz!Başlık kabızı gururla sunar...

Günlerden cumartesi,cankardeşle aylar sonra ilk görüşme.Aksilikler peşimizi bırakmadı ki bir türlü diye düşüne düşüne yokuşu iniyorum.Normal insanlar için sabah,benim içinse günün tuhaf bir bölümü.Daha on beş dakika önce yataktan kalkmışım.Beş dakika geç kalabilirim dediğim buluşma durağına(evet,karşıdaki değil diğer karşıdaki durak!)tam olarak on beş dakika gecikmeyle gidiyorum.İçimdeki kontrol manyağı sanırım o sıralarda uykuda.Yoksa saniyesi saniyesine yetişmiş olurdum buluşma yerine.Beklemeyi de bekletilmeyi de sevmem.Aylar olmuş kızı görmeyeli,üstüne üstlük bir de bekletmişim işte.Neyse.Buluşuyoruz.Parmak uçlarıma yükselip boynuna dolanıyorum.Üşümüş ama mutlu.Soğuktan ve heyecandan kızarmış yanaklarımla sırıtarak koluna giriyorum,yürüyoruz.

Lise yıllarında en sevdiğim yol hala eski halinde duruyor.Belki de son günleri,bir hüzün bulutu geçiyor üzerimden.Sonra kolunda olduğum dost aklıma geliyor,gülümsüyorum.Oturacağımız kafeye varıyoruz.Pek bir numarası olmayan lakin bayağı popüler bir kafeye oturuyoruz.Ben seçmiştim o yeri,zamanımız az özlemimiz çoktu.Baş başa verip konuşacağımız sakin ve yakın bir noktadaydı evlerimize.Birer içecek söyleriz,sohpetimize başlarız diyordum.Evdeki hesap çarşıya uymadı tabii.Önce yüksek sesli aşk şarkıları mı çarptı kulağıma,yoksa hafta sonu annelerinin dedikodularıyla karışık çocuk çığlık sesleri mi bilmiyorum.
Oturduk bir masaya cankardeşle.Sohbete başladık,tam da denk gelmişiz televizyonun önüne!Hani şu üzerinde şömine görseli olan ince ekranlardan!Önceleri kesik kesik ardından da (garson olduğunu düşündüğüm orta yaş üzeri amca sayesinde) yüksek sesle aşk şarkıları başladı!Aşk şarkıları eşliğinde muhabbete koyulduk.Çalan şarkılardaki adamların sesi bana hep aynı geldi,sorup durdum bu deminki adam değil mi yahu diye.Gündüz vakti,bizden başka iki masa daha  var.Malum hafta sonu aileleri.Ve hafta sonu anneleri.Sevecen,cocukları ile oynayan bir baba ve kocası ile ilgilenen bir kadın.Diğer masadaysa yarı dedikodu,yarı çocuk gelişimi konuşan hafta sonu anneleri!Düştük mü bir cendereye!
Durum tamamen karikatürdeki gibiydi!

İlk dakikalarda yeni uyanmış olmanın verdiği mahmurlukla konuları uzattıkça uzattım.Cümleler dolandıkça dolandı.Neyse,sonrasında toparladım.Cankardeşle konuştuk,konuştuk,konuştuk.Özlem azaldı mı?Aksine arttı.

Zaman bir çağlayan gibiydi.O şimdi bir uzak şehre gitti.O,uzak şehrin yalnızlığında ısınacaktı anılarla,bense bir ülke uzaklığında özleyecektim ona sarılırken elime değen saçlarını.

Parmak uçlarıma yükselip boynuna dolanıyorum.O,sağ taraftan gidiyor,ben sola kıvrılıyorum.Yine o sevdiğim yoldan geçiyorum,bir hüzün bulutu üzerimde...


Gece Saçlı Kız

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder