7 Ocak 2015 Çarşamba

Küçük Dağları Ben Yarattım-2-

Gıcıklık Köşesi

Seri bütün hızıyla devam ediyor kardaşlar...

Hani meslekleri ile karşısındaki insanı ezmeye çalışanlar var ya bugün fena halde onlara takmış durumdayım.


Meslek Fetişizmi

Tamam,anladık yıllarca okudun,emek verdin filan.Ama bu hallerin ne kardeşlik?İki metre beze bakmıyor mu hepimizin sonu?

Bu tarz insanlara mesleğini sormaya bile gerek yoktur.Kendilerini tanıtırken isimlerinin hemen ardından mesleklerini de koyarlar.Hayır ben mesleğinle övünme demiyorum yine övün ama benden azıcık ötede!
Karşısındaki insanı ezmek için önce şöööyle bir bakış atarlar ve mesleğini sorarlar.Sonra sanki o meslek aslında hiç yokmuş,hiç var olmamış gibi konuyu değiştirip yine kendi mesleklerine dönerler.

Şimdi bu tuhaf ve bir o kadar da atarlı meslekleri tanıyalım .

Doktorlar

Doktorlar bu listenin en başında gelir.(Fırat'tan birincilik teli kazandınız canlarım!)Onları listenin en başına yazmazsam olmazdı yahu.Onlar ki kaç yıl okudular.Onlar ki canlarını dişlerine taktılar.Bu yüzden hastalarının ardından orospu diyebilirler,bu yüzdendir ki kendilerine siz diye hitap edilmesini bekleyip hastalarına sen deme hakkını kendilerinde bulurlar.
İnsanın yüzüne bakmazlar odalarına girince.Kendileri padişahtır siz de garip ricacı.Neyin var diye söze girerler hep.Şunu yaptıydım acep ondan mı oldu ki bu böğrümdeki ağrı diyecek olsanız sen bana işimi mi öğretiyorsun diye celallenirler.Alın bunu!Alın!Alın!Çıkarın şu mendeburu odamdan!Lanet olası fakir,bilgisiz insan!!!

Bu dünyada meslek fetişizmine yakalanmamış doktorlar da vardır.Vardır mutlaka yani.Ama bana hiç denk gelmedi!
(Gittikçe sinirlenmeye başladığım için doktor muhabbetini burada kesiyorum,yoksa yazı başka yönlere ilerleyecek!)

Hemşireler

En az doktorlar kadar atarlı olurlar.Hastane içerisinde ellerini o küçük ceplerine sokup bir yürümeleri vardır ki anam babam!Yakalayabilene aşk olsun!Gecenin bir yarısı hasta babanı götürürsün,kimseyi bulamazsın.Hepsi nöbette olması gerekirken uyuyor olurlar.Zar zor bir hemşire bulursun,doktor bulamazsın.Doktorcuğum uykusundan uyanıp gelecek de hastalığımızı teşhis edecek.Ah,dünya!O zaman ulan doktor olsaydım da anama babama baksaydım dersin.Neyse işte,doktor gelir gelmesine lakin ne olduğunu anlamaz.Bir dil altı verir.Tansiyonu ölç der hemşireye hemşire unutur,aldırmaz.Uyumaya gider.Bir saat sonra doktor uykulu gözlerle geçer sandalye tepesine tünemiş hasta yakınının önünden.Aa,siz daha gitmendiniz mi der?Ulan şunu alıp duvarla bir edeyim dersin,kolundan tutar baban.Aman evladım der.Sen burada durma amca,git evine uyu bak mikrop kaparsın diye tatlı sert bir azar da yedikten sonra yüce doktorlan horlayan hemşirenin önünden geçerek gecenin ayazına karışırsın.

Elbet iyi hemşireler de vardır mutlaka.Vardır ama hiç denk gelmedi bana!
(Doktor muhabbetini kesemediyse demek ki !)



Belediye Çalışanları

Eveeet.Geldik konunun en güzel yerine.Zurnanın son deliğine!Konumuz belediye çalışanları.Hani tapuda,noterde,belediyede masa başında o tarz yerlerde çalışanlar işte canım!

Nüfus müdürlüğünde,bir nüfus kayıt örneği için 20 dakika sıra beklemeniz.Sonra bilgisayardaki adamın sizin doğum yerinizi filan incelemesi,hoş şeyler bunlar yani!

Hani noterdeki menepoz ablanın(!) sürekli darlanması.Karşısındakine bakışı.Ah o bakışı!Bozuk sıra alma makinesi(!),çay molası!

"Bak seeeğn şimdi bunu noteeer beye imzalatıcaan tamam mı ?"
"Ay Cem bey nerede kaldınız gözümüz yollarda kaldı şu benim bilgisayarıma bir bakıver yine bozuldu!(Menepoz abla bilgisayarcı çocuğa yazıyor!İş paydos!Bugün git yarın gel!)

"Öğlen de ne yedik dimi be!"

Ulan sabahın ayazından beri koşturuyorum insaf ulan insaf!Şu daireye git,olmadı buraya gel bu kağıt parçasını al diğer yere götür !Yeter ulan!Ben de bu ülkenin vatandaşı değil miyim !Yeter!


Banka Çalışanları

Bankacı abiler,ablalar.Konumuz ciddi toparlanalım!
Öğlen molalarından mı söze girsem,yoksa soğuk nevaleliklerinden mi?Karşısındaki insanın yüzüne bakmamasından mı bahsetsem,sen diye hitap etmesinden mi?Bilemedim ki şimdi!En iyisi ben size verilen dilekçeyi kaybetmelerinden bahsedeyim.Üç ay sonra sesini yükseltince dilekçenin ortaya çıkmasını,işlemin ancak o zaman yapıldığını anlatayım!

Kapıdaki güvenlik görevlisinin kasılmalarından bahsedeyim!
Hele o sıra almak için bastığımız makine var ya!Ulan ben o makinenin var ya!Bilmiyorum,ayrı bir sinir oluyorum o makineye ben!

Sen güneşin altında ensende boza pişirme denemelerine başlarken onlar öğlen yemeğinden birer ikişer,güle oynaya dönmeye başlarlar.Yüzüne dahi bakmazlar!

Bazen de kış olur,baş ağrıtıcı bir rüzgar eşliğinde geçerler yanından.Bankanın kapısı da hemen açılmaz ha,en az 15 dakika daha geçer.Kapı açıldı mı da iş bitmez,bir de içeride sıra olursun.Olay nedir peki?Elektrik faturası yatırmak!Ulan!Üzerine para vereceğim halime bak!!




Bonus:Hademeler



Evet,onları nasıl da atlamışım.Hastanede işiniz varsa mutlaka bir hademe tanıdığınız olsun.En azından bir tanıdığınızın hademe tanıdığı olsun.Sıra beklemeden işlem yaptırma,randevusuz ilk sıradan doktorla görüşme imkanı sağlarlar size.Bir yakınınız hastaneye yatacaksa mutlaka hademeye para yedirin.Hastanızla yakından ilgilenilmesini sağlar,korur kollar(!)

Hastanelerin kralı hademelerdir dostlar!Yahut temizlik görevlileri diyelim biz modern adıyla!

Hastaneye düşmemeyi temenni edin.Günün birinde hastalanırsam diye de bol bol para biriktirin.

Paranız mı yok?
O zaman konuşmaya dahi gerek yok.Ananızı da alınız ve gidiniz!


çük dağları ben yarattım serisi devam edecek!


Gece Saçlı Kız




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder