23 Ekim 2014 Perşembe

Benim Adım Gültepe 7.Bölüm


Ne Halil Ölüdü Mü

Yahu ne ara ? Nasıl ? Niye? Neden? Aşk-ı Memnu'daki hallerinden sonra tam da yeni bir jön doğuyor derken,gitti yahu! İlker Kızmaz'da baş rollerden biri değil miydi?Tanıtımlarda öyle geçiyordu.En başından beri üstlendiği karakter kısa ömürlü müydü yoksa senaristler rota mı değiştirdi bilmiyorum.
Geçen bölümdeki düğün-dernek,umut-mutluluk hallerinin yerinde yeller esiyordu bu bölüm.Ama arada Eşref'e espiri yaptırmaları,o hüzün bulutlarının arasından çıkan güneş gibi oldu.Bu bölüm sıkmadı,kasvetlendirmedi.Ama yine hüznün de en dibini gördük,sevginin de.Aynen devam.
Refik ile Halil debelenirken Gülümser yere düşen silahı aldı ve Halil'i vurdu.Olayı Refik üstlendi,kendine göre temizledi namusunu!!Asıl olay Gülümser neden böyle bir şey yaptı? Refleks gereği mi ? Sanmıyorum.Orada Gül Ali olmasaydı da aynı şeyi yapar mıydı?Bilemiyorum.Silahı yerden alıp kocasına verip karşısına dikilmesi,ölmeyi beklemesi yürekliceydi.Nerede o kocasının kardeşinden dayak yerkenki sessiz,kabullenmiş Gülümser,nerede şimdiki cesaretli,hatasının farkında ama hayata tutunan Gülümser.Karakterlerin yaşadıkları acılarla başka başka insanlara evrildiklerini görmek  güzel.


Midye Dolma!

Ah,gurbet ellerde nereden bulalım biz midye dolmayı sevgili senaristler?Olacak iş mi bu şimdi?Yapmayın,etmeyin,eylemeyin!

"Ben keyfim kaçık olunca midye yerim,dolma.Midye dolma!"

Gülümser'in öğretmenin yanında kalması sorun olacak demiştim.Neyse ki yılan dilli Slytherin Meziyet mahalleye duyurmadı olayı.Ama rahat da duramadı evde olay çıkardı.Ah,aşk konusunda içim hala Meziyet'ten yana gibi dursa da bu konularda mikser gibi karıştırma hallerine sinir oluyorum.
Neyse efendim,Gülümser'in öğretmenin evinde kalmasını Suna'nın istediği ortaya çıkınca evde eski defterler açılır.Tabi artık ergenliğini çok gerilerde bırakmış ama hala isyankar olan Suna da geri kalmaz düz ayak evden çıkıp koşmaktan(onunki biraz sekmek gibiydi ama olsun)Bizim Eşref de durur mu peşinden gider Suna'cığın!Kafası bozuk iki komşu(!) sahilde midye yerler.Orada öğreniriz ki midyenin küçüğü makbuldür!Sonrasında bir de Halep tatlısı gömerler,mutlu mesut dönerler evlerine.
                                  Hö?Vukuat mı var?

Eşref ve Geçmişi

Sahilde otururlarken Eşref'in geçmişi ile ilgili bir kaç şey de öğrendik bu bölümde.

"Ben kardeşimi öldürenleri öldürdüm,onların yakınları da benim karımla oğlumu öldürdüler"

Eve döndüklerinde Suna yine sadece komşu(!) olduklarını hatırlattı Eşref'e!Yüreğini dağladı yine adamın!


Eğitiminle Ezdin Resmen Çocuğu Nazlı!

Nazlı'nın 18 Seyfi'nin ise 19 yaşında olduğunu öğrendik.Ben Seyfi liseye gidiyor sanıyordum lakin orta sonmuş!E yuh dedim artık Seyfi?Ne ettin sen yahu?Aralarda çalışmak zorunda kaldım demişti de her seneyi mi çift dikiş gittin be oğlum?Nazlı'cık da 9 Eylül mü diye soruyor bir de!Belki Nazlı'nın bu fark etmeden yaptığı ezikleme ile okula asılır,ne dersiniz?

"+Sen bu mahallenin Superman'i misin?-Ben benzinin süperini bilirim ya!"


"Höst ulan!Kafan mı bozuk?Kız meselesi mi?Ne duruyon oğlum çaksana bir tane daha,çak!Hah şöyle,iyi geldiyse devam et!"


Gülümser

Ah,göçebe oldu bu bahtsız Gülümser.Kızamıyorum bu kadına yahu.

"Abla biz lanetleneceğimiz kadar lanetlendik be!Bunlar bize koymaz,haydi eyvallah!"

Reşat'ın Acılar Evi

Ah Reşat,o mahalledeki yürekli insanlardan birisi de sensin.O kadar az ki senin türünden insan artık bu dünyada.Helal olsun be!

 Anne Çorbası

Ay kıyamam,eve geldiklerinde masadaki yemekleri görünce nasıl sevindi Reşat-Fevzi kardeşler.

"Mercimek çorbası!"  "Karnıyarık!Harbi mi lan?"

Gül Ali'nin yan bakışlarından da anlaşıldığı üzere yemeğe kayıtsız kalamayacağını tahmin etmiştik.Ah canım ya babasını ziyarete gittiğinde annem mercimek çorbası yapmış ben de içtim derkenki ezikliği,utanmışlığı,kıyamam yahu! Refik'ten bu olgunluğu beklemezdim.O senin annen,aramızda olanların senle alakası yok gibisinden bir şeyler söyledi Gül Ali'ye.Belki de Gülümser sevgilisini kendi öldürdüğü içindir,bilemiyorum.


Takoz

Biz de Takoz nerelerde diyorduk ki bu bölüm ortaya çıktı.Takoz söz dinler de köyüne gider umarım.Tam yerinde tam zamanında o yamuk ağızlı polisin defterini de dürdü Eşref.Lakin bu adam Eşref'in başına dert olacak,bakalım.

Suna ve Pastanesi

Gülümser'in verdiği fikir ile Suna büyük gürültülerden sonra bir yer kiralayabildi.
Bu didişmeler sırasında yazık olacak bu amcaya bir gün kalpten gidiverecek diye düşünürken adamcağız düşüverdi ya yere!Eh dedim ne şom ağızlı kadınsın sen !



Elleri ak yumuk yumuk ojeli tırnakları!

Ah,Basri! Ah! Yalnızca ah!
Adaletin bu mu ulan dünya?
Bileklik yaptı adam resmen Nazlı için.Ne kadar ince ruhlu olduğunu gördük kurutulmuş çiçeklerden.O minik kutuya özenle yerleştirdi bilekliği,ipini bile özene bezene bağladı.Ya camın önüne kutuyu bırakma sahneleri?O ürkek,sevimli Basri?Ah,Basri! Ah Basri!

O zaman hepimiz için Cem Karaca'dan geliyor Tamirci Çırağı !

Ve Beklenen Öpüşme!

Ben değil,fotoğraflar konuşsun!












Benim de gönlüm var onda!

Eşref de beni seviyor!

Meziyet sen benim kardeşimsin,bu yüzden onunla hiç bir gönül ilişkim olamaz,bunu o da biliyor!



Marangoz'dan romantik yemek!

Nerden çıktı la bu kalas?


(Fotoğraflar www.kanald.com.tr'den alınmıştır)



NOT:Bu arada dün akşam Seyfi-Nazlı Twitter'da TT olmuştu onu da eklemek isterim!

Not 2: Yahu bu kadının düzgün eteği yok mu ? Çuvaldan hallice bir etek,bu nedir yahu?

Gece Saçlı Kız

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder